Kaydet
a- | +A

Van''dan Ümit Kayaçelebi isimli okuyucumuzun mektubunun özeti şöyledir:

"Van''ın merkezinde 1.400 m2''lik bir arsamız vardı. Belediye, Van merkezinde İmar Kanunu''nun 18. maddesine göre uygulama yaptı. Bunun sonucunda herkesten direkt % 35 Düzenleme Ortaklık Payı aldı. Bizler bu arsaya hisseli malik olduğumuz için geri kalanı da farklı farklı yerlerde ve her hissedara göre tapu çıkardı. Önceden 1.400 m2''lik bir arsanın toplu sahibi iken, şimdi her bir hisseder farklı olarak, farklı mekanlarda hisse sahibi olduk. Mesela, ben Van''ın bir köşesinde 10 m2, diğer hissedar Van''ın başka köşesinde 20 m2 hissedar olduk. Van''da birçok insan bu 18 uygulamasından dolayı perişan oldu. Kiminin elinden evi gitti, kiminin işyeri. Böyle bir 18 uygulaması örneğini hiç görmedik. 18 uygulaması süreci devam ettiği için, arsasından bir parça kalanlara da ruhsat verilmiyor. Bunun için hukuken ne yapılmalıdır? Cevap: İmar Kanunu''nun 18. maddesi çok iyi niyetli olarak hazırlanmış ve şehirciliğin yerleşmesi maksadına yönelik bir düzenleme olarak hukuk düzenine girmiştir. Bu düzenlemede hedef, planlı bir yerleşim idi. Ancak, uygulamada kanundan kaynaklanan bazı kapalılıklar sebebiyle birtakım problemler de yaşandı. Bu problemleri aşması gereken belediyecilerin bir kısmı siyasi mülahazalarla, bir kısmı bilmediğinden, bir kısmı kanunun maksadını bilmeden yanlış uygulamalara meydan verdiler. Bu ise birtakım mağduriyetlerin doğmasına sebep oldu.

18 barışı sağlanmalı Kanunlar amaçları da göz önünde tutularak bir uygulanış biçimi gösterilmelidir. Bu konuda Belediyelere çok büyük iş düşmektedir. Objektif kriterler mutlaka göz önünde tutulmalı ve vatandaşın menfaati öncelikle mağdur olmaması hedeflenmelidir. Bunun için, vatandaş ile belediyelerin uygulaması arasında bir barış sağlanması gerekmektedir. Bunun için yapılması gerekenler şöyledir: 1-18 uygulaması yapılan yerlerde, bina sahiplerinin yeri aynı sahiplerine bırakılmalıdır. Bunların yerlerinden düzenleme ortaklık payı sebebiyle yetersizlik görülür ise, bakiye kısmın bedeli tahsil edilmelidir. 2- 18 uygulaması yapılan yerlerde, arsalar bir bütün olarak bırakılmalıdır. Mesela, okuyucumuzun mektubunda belirttiği 1.400 m2''nin % 35''i alındıktan sonra geri kalan alan, bir bütün olarak bir arada bulundurulmalı ve mümkünse önceki yerinde olmalıdır. 3- 18 uygulaması sırasında, herkese kendi yeri bırakılmaya özen gösterilmelidir. 4- 18 uygulaması arsa ağırlıklı yerlerde uygulanmalı, yapılaşma olan alanlarda prensip olarak uygulanmamalıdır. 5- İmar Kanunu''nun 18. maddesi bu maksatlara uygun yazım şekli ile yeniden kaleme alınmalıdır. 6- 18 uygulaması neticesinde alınacak olan % 35''lik maksimum düzenleme ortaklık payı bedelleri sahiplerine ödenmelidir. Mülkiyet hakkına tecavüzden kaçınılmalıdır. 7- 18 uygulamasında, kullanılmaya elverişli olarak kalmayan yerlerde, toplu ödeme yapılarak vatandaşın mağduriyeti önlenmelidir. Önce insan düşüncesiyle insana hizmet ve mülkiyete saygı anlayışı hakim olmalıdır.