İstanbul''dan MG rumuzlu okuyucumuzun sorusu şöyledir: Oturduğumuz sitede çatımız tamir edildi. Ancak, çatı tamiratı yapılırken, çatıya üst kattaki komşuların talebine uygun olarak özel masraflar yapıldı. Soğutma gibi, ısıtma gibi. Bu masraflar da bizden talep ediliyor. Bu doğru mu? Cevap: Ana yapılarda meydana gelecek tadilatlara herkesin katılması Kat Mülkiyeti Kanunu''nun gereğidir. Ancak, özel olarak yapılacak lüks masraflara ise, sadece menfaat sahiplerinin katılması ve yalnız onların istifade etmesi de başka bir kuraldır. Bundan dolayı, yapılan o özel masrafları sizden talep edemezler. Ancak, burada bir hususa dikkat etmek gerekir. O da şudur: Yönetici işletme projesinde bu özel masrafları dile getirmiş ve bunun da herkes tarafından karşılanacağını belirtmiş olabilir. Bu işletme projesi sizlere tebliğ edilmiş olmalıdır. Bu tebliğe süresi içinde itiraz etmedi iseniz, artık bu işletme projesi de sizleri bağlayıcı olacaktır.
Bu kararların alınmasında veya uygulanmasında hukuka aykırılık olduğuna inandığınız zamanlarda mahallin Sulh Hukuk Hakimliği''ne müracaat imkanınız bulunmaktadır.
Kira artışı mı, dava artışı mı? İstanbul''dan Yüksel Kocadere isimli okuyucumuzun sorusu şöyle: Ben 01.04.2000 başlangıç tarihli kira akdine göre evimde oturan bir kiracıyım. Mal sahibim, bana 01.01.2000 başlangıç tarihli ve % 50 artışlı olarak bir kira akdi yapmak istiyor. Yapmadığım takdirde tahliyemi istiyor. Ne yapmam gerekiyor? Cevap: 6570 Sayılı Kanun''da son yapılan değişikliklerle enflasyonla mücadeleye destek için 2000 yılı kira artışlarına % 25''lik ve 2001 yılı kira artışlarına ise % 10''luk bir sınırlama getirilmiştir. Kanunlara saygılı olan her kişinin bu kurala uyması gerekmektedir. Bu kurala uymamak, doğru bir davranış olmadığı gibi, kanunsuz bir davranıştır aynı zamanda. Mal sahibinizin tahliyenizi talep etmesi hukuken ve sadece bu nedenden dolayı mümkün değil ise de, insani ilişkilere sıkıntı getirebileceği ve huzursuzluk ortamı oluşturabileceği de açıktır. Kanunların amacı sulh ve sükunu sağlamak olmalıdır. Bu kanun ile, mülkiyet hakkına getirilen bu sınırlama ile, kiracı-malik arasındaki huzurun bozulabileceği bir gerçektir. Bu bozulmanın düzeltilmesi yerleri olarak mahkemeler görülecek ve dava sayısında bu nisbetle bir artış bekleneceği de başka bir gerçektir. Bunun için, ya malik ile davalaşma yolunu tercih etmeniz gerekiyor. Bu halde, salt bu nedenle malik tahliyenizi sağlayamaz. Ancak, elinde başka argümanlar var ise onları kullanır. Veya, malik ile anlaşıp, kendinizden feda etmeniz gerekiyor. Tercih size aittir. Burada mal sahiplerine de bir çift sözümüz olacaktır: Evet, biz de hukukçu olarak mal sahiplerine böyle bir sınırlama getirilmesini teknik anlamda doğru bulmuyoruz. Ancak, getirilen bu sınırlamaya da iptal edilmediği sürece uyulmasını tavsiye ediyoruz.

