Kaydet
a- | +A

İstanbul''dan Serpil Şahin isimli okuyucumuzun ikinci sorusu şöyledir: "Sözlüyüm. Sözlümün önceki evliliğinden iki çocuğu var. Benim önceki evliliğimden hiç çocuğum yoktur. Sözlüm ile evlendiğimiz takdirde sözlümün çocukları da benimle birlikte kalacak. Ben vefat ettiğim zaman mirasımdan sözlümün çocuklarına mal kalır mı? Bunu önleyebilmek için ne yapabilirim? Bir sözleşme yapsam geçerli olur mu? Sözlüme mirasım kalır mı?"

Cevap: Evlilik kutsal bir kurum. Bu evliliğin güven ve sevgi üzerine kurulması esastır. Maddi amaçlarla yapılan evliliklerin kısa süreli olduğu sıkça görülmektedir. Bundan dolayı, evliliğe niyetlenen insanların, evlilik maksatlarını da ıslah etmeleri faydalıdır. Öncelikle kıymetli okuyucumuza hayırlı ve uzun ömürler diliyoruz. Vefatı halinde, Medeni Kanun hükümlerine göre, öncelikle var ise kendi çocukları ve eşi mirasçı olur. Kıymetli okuyucumuzun eğer yeni evliliğinden bir tane dahi çocuğu olur ise, vefatı halinde, mirasının 3/4''ü çocuğuna ve 1/4''ü de yeni eşine kalır. Çocuğu olmadan vefat ederse, mirasının yarısı yeni eşine ve yarısı da okuyucumuzun anne ve babasına kalır.

Eşine intikal eden miras, eşinin vefatı halinde ise, eşinin ilk evliliğinden olan çocuklarına kalır.

Akit serbestisi mi,

kamu düzeni mi? Okuyucumuzun sözlüm dediği ve evleneceği eşi, daha önce vefat eder ise, bu eşinin ilk evliliğinden olan çocukları kendisine Medeni Kanun hükümlerine göre hiçbir zaman mirasçı olamaz. Borçlar Kanunu''nda prensip itibariyle akit serbestisi ilkesi kabul edilmiştir. Ancak bu ilke kimi zaman ve kamu yararı mülahazasıyla sınırlandırılmıştır. Mesela ahlaka, genel sağlığa ve kanuna aykırı sözleşme yapılamaz. Miras konusundaki düzenlemelerde ise kamu yararının ağır bastığını görmekteyiz. Bundan dolayı, bu konunun sözleşme ile sınırlandırılmasında zorlanılmaktadır. Özellikle mahfuz hisse denilen pay için ise sözleşme yapılamayacağı, yapılmış ise dahi geçersiz olacağı benimsenmektedir. Okuyucumuzun eşinin ilk evliliğinden olan çocuklarını mirastan mahrum bırakmaya yönelik bir sözleşme yapması hukuken geçersizdir. Bu sözleşmeyi kaldı ki kiminle yapacaktır? Doğmamış bir haktan feragat söz konusu olmaz.

Mutluluk paylaşılmaktadır Okuyucumuz bunun için vasiyetname yolunu seçebilir. Vasiyetnamede ise mahfuz hisse yine korunacaktır.

Eşini ise mirastan mahrum edecek hiçbir sözleşme örneği mevcut değildir. Evlilik yapmaya karar vermiş insanlar güvensizlik ve huzursuzluk için bir yuva kurmazlar. Asıl olan mutlu olmak için bir yuva kurmaktır. Yuvanın mutluluğu için ise paylaşmak esastır. Bu paylaşım tasa ve kıvancın birlikte paylaşımıdır. Bu paylaşımı kabul edemeyenler mutsuzluğu ve huzursuzluğu baştan satın almışlar demektir.

Kaldı ki, huzursuzluk ortamı oluştuğunda ve beraberlik imkansız olunca ayrılmak denilen hukuki kurum zaten mevcuttur.