İstanbul''dan M.O. rumuzlu okuyucumuzun miras ile ilgili sorularını cevaplandırmaya bu hafta da devam ediyoruz. 3-Dayılarım, senelerdir bu tarlaları ektiler, biçtiler. Anneme bir kuruş vermediler. Ne yapabilirim? C-3: Annenizin bu konuda hukukça korunmuş birçok hakları vardır. Bunlardan birincisi geçmişe şamil olmak üzere son beş yıllık dönem için ecrimisil talep edebilir. Ecrimisil bir nevi kira bedeli karşılığı denebilir. Ancak, bir akit bağı olmadan kullanmanın, bir nevi haksız bir eylemin karşılığının bedelidir. Bu konuda bilirkişi raporunun çok önemli olduğunu hatırlatmak isteriz. İkinci bir hakkı da, hissesini satabilir. Tabii, öncelikle bunun için intikal yaptırılmış olmalıdır. Çoğu zaman aradan yıllar geçtiği halde, bu intikaller yaptırılmadığından, iştirak halindeki mülkiyet devam eder ve anneniz gibiler de hissesini satamaz. Bunun için, dayılarınızın da beraberce giderek tapuda bu intikali yaptırmaları gerekir. Dayılarınızın bunu yapmayacağını tahmin etmekteyim. O zaman da, intikalin yaptırılması ve iştirak halindeki mülkiyetin müşterek hale çevrilmesi için mahkemeden yetki alarak bunu yapabilirsiniz.
ZAHMETSİZ RAHMET OLMAZ Üçüncü bir yol da, izale-i şüyu dediğimiz davayı açabilirsiniz. Miras kalan tarlaların, mümkün ise bölüştürülmesi; değil ise satılarak, paralarının paylaştırılması şeklinde bu nizanın sona erdirilmesini talep edebilirsiniz. Ancak, bu işler masrafsız olmaz. Bunun için, biraz zahmeti göze almanız gerekmektedir.
SULHDE HAYIR VARDIR Doğrusu en kısa ve hayırlı yol, diyalog yoludur. Anneniz dayılarınız ile birlikte konuşur. Bundan elli sene önce bir sofrada oturdukları gibi. Bir çatı altında bulunup, konuştukları gibi. Geçti o günler dediğinizi duyar gibi oluyorum. Doğrudur, ama o günleri tekrar yaşamak kişilerin arzusu ile pek ala mümkün olabilir. Bunun için, davaydı, satıştı, mahkemeydi gibi yollar ile uğraşmak istemiyorum diyenler gibi, herkesin de öncelikle diyaloğu seçmesi mutlaka faydalı olur. Biz, hukukçu olarak bunu öncelikle tavsiye ederiz. Hem eski günler yad edilir ve hem de problem giderilir. Samimiyet, açıklık, kötü zannı ortadan kaldırır. Hüsnü zan ise, gıybeti, dedikoduyu, hasedi ve kıskançlığı ortadan kaldırır. Bu hayırlı ve güzel davranışlar, kişilerin değerler karşısında duyarlı olmalarını, aile ve akrabalar arasındaki sıcak ve samimi bağlar kurulmasını ve toplum huzurunun sağlanmasını temin eder.
KÖPRÜNÜN ALTINDAN ÇOK SULAR GEÇTİ 4-Anlaşmamız mümkün değil. Zaten, aracılar da netice alamadılar. En kısa yol nedir? C-4: Anlaşma mümkün olmadığına göre, öncelikle veraset ve intikal ile ilgili prosedürün tamamlanıp, arkasından da, izale-i şüyu davası ile ecrimisil davalarını açma hakkınız vardır. Burada, davacı anneniz ve davalı ise dayılarınız olacaktır. Hukukun nihai amacı adaleti tesis etmektir. Adalet, başkasının mülküne müdahale etmemektir. Kendi hakkını başkalarının hakkına tecavüz etmeden kullanabilmektir. Hukukun, bu bağlamda aracı Anayasa, kanunlar, tüzük ve yönetmelikler iken, mekanı mahkemelerdir. Hukuka uygun hareket ve davranışların artırılabilmesi için, hukuk bilincinin toplumda yerleştirilmesi esastır. Bunun için, temel bir eğitim programının hazırlanması gerekmektedir.

