İstanbul-Beşiktaş''tan Zahide Aksoyman isimli okuyucumuzun sorusu özetle şöyle:
"1994 Ekim ayında kiraya verdiğim bir dairem var. Aylık 125 milyon TL kira bedeli almaktayım. 2000 yılı Ekim ayında yapmam gereken zam nedir?" 6570 Sayılı Gayrimenkullerin Kiralanması Hakkındaki Kanun''da yıllık kira artışı ile ilgili net bir ifade yoktu. Bu eksikliğin giderilmesi ve enflasyon ile mücadele kapsamında 18 Şubat 2000 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik ile, 2000 yılı içindeki kira artışlarında üst sınır olarak %25; 2001 yılındaki kira artışlarında da üst sınır olarak %10 bir belirlemeye gidildi.
Buna göre, Ekim 2000 tarihinde yenilenecek olan kira döneminizde, kiracınızdan talep edebileceğiniz yeni kira bedeli 125 milyon TL''nin %25 artırımlı rakamı olan 156.250.000-TL''den fazla olamayacaktır. Bu hükmün vicdani olmadığını iddia etmek mümkün ise de, bu hüküm şu anda hukuk kuralı olarak yürürlüktedir. Bu hükmün Anayasa''ya aykırılığını iddia etmek mümkün ise de bunun mahalli mahkeme tarafından ciddi bulunması ve dosyanın Anayasa Mahkemesi''ne gönderilmesi gerekmektedir. Yeni bir düzenleme yapılmadığı sürece, bu hüküm geçerliliğini sürdürecektir. 2002 yılında ise, taraflar yeniden sözleşme serbestisine geçebilecektir.
Fındık tarlası
İstanbul''dan Fatma Gül isimli okuyucumuzun sorusu şöyle: "Babam vefat eyledi. Geriye 8 kardeş ve bir de üvey annemiz kaldı. Babamızdan da Ordu''dan fındık tarlası ve üzerinde iki katlı ev kaldı. Erkek kardeşlerim kendilerine göre tarlayı taksim etmişler. Kendilerine çok, bizlere ise az hisse ayırmışlar. Evi ise müstakilen kendileri kullanmakta. Yaz aylarında gittiğimizde bizleri bu eve sokmamaktalar. Bizim bu taksimi kabul etmeme hakkımız var mı? Ne yapabiliriz?" Babanızın vefat etmesi nedeni ile, öncelikle veraset ilamı çıkartmanız gerekmektedir. Medeni Kanun hükümlerine göre, kimlerin ve ne oranda mirasçı olduğu bu belgede gösterilir.
Sizin olayınızda Medeni Kanuna göre mirasın 1/4''ü üvey annenize kalır. Geri kalan 3/4''lük pay ise 8''e bölünür. Buna göre, üvey annenize 8/32, her bir kardeşe de 3/32 pay kalır. Tarladan ve evden de bu nisbetlerde hissedar olursunuz.
Kardeşlerinizin kendi başlarına tarlayı bölmeleri hukuka aykırıdır. Tarlanın bölünebilmesi için izale-i şüyu davası açılması gerekmektedir. İmar durumu müsait ise, mal olarak bölünme mümkün olabilir. İmar durumu müsait değil ise, kişi sayısının fazlalığı da göz önünde tutularak, tarla ve ev satılarak paraya çevrilir ve elde edilen bedel paylaşılır.
Kardeşlerinizin sizi baba ocağına sokmamaları elbette tasvip edilir bir davranış değildir. Ancak, sizin de kardeşlerinizden hukuken ecrimisil talep edebilme hakkınız vardır. Yani kardeşlerinizden oturdukları dönem için, kullanım bedeli alma imkanınız bulunmaktadır. Bunun için de dava açmanız icap edecektir.
Mümkün olsa da, kardeşler aranızda konuşsanız ve bu meseleyi sulh ile halletseniz. Çünkü, ne de olsa kardeşsiniz. Yarın yine birbirinize ihtiyacınız olabilecektir.

