Kaydet
a- | +A

Geçen hafta başladığımız depremin hukuki neticelerine bu hafta da devam ediyoruz. Depremde binalar yıkıldı. İnsanlar öldü. Bir kısım mallar hasarlandı. Kişiler yaralandı. Bunun neticesinde, mağdurların, zanlılar aleyhinde yapabilecekleri bir kısım hukuki tasarruflar şöyledir:

ŞİKAYET Türk Ceza Kanunu''nun 455. maddesi, "Tedbirsizlikle Ölüme Sebebiyet" kenar başlığını taşımaktadır. Buna göre, bir kimse tedbirsizlikle veya meslekte acemilik ile ve/veya kurallara aykırı davranışlarla veya talimatlara uymadığı için bir kimsenin ölümüne sebebiyet verirse iki seneden beş seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Yukarıda sayılan fiiller birkaç kişinin ölümüne veya bir kişinin ölümü ile birlikte birkaç kişinin yaralanmasına sebebiyet vermiş ise dört seneden 10 seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Keza, yine Türk Ceza Kanunu''nun 459. maddesinde de tedbirsizlik ve dikkatsizlik ile yaralanmaya sebebiyet verilmesi hali düzenlenmiş olup, değişik yaralanma şekilleri sıralanmış ve hülasa 3 aydan 20 aya kadar değişen sürelerde hapis cezası esası getirilmiştir.

ŞİKAYETİN SANIKLARI Yapılacak şikayette kimler sanık olarak gösterilecektir? Başka bir deyimle, tedbirsizlik ve dikkatsizlik ile ölüme sebebiyet veren veya yaralanmaya sebebiyet veren kimler olabilir? Bu konuda kamuoyunda çok yoğun bir şekilde müteahhitler üzerinde durulmaktadır. Ancak, bir kısım müteahhit bunlardan sadece biridir. Müteahhit, gerekli özeni göstererek binasını inşa etmiş ise sorumlu tutulamaz. Ancak, eksik malzeme kullanmak, teknik standartlara aykırı davranmak, imar uygulamalarına aykırı davranmak gibi eylemler içinde olmuş ise, hem dikkatsizlik ve tedbirsizlik içinde olmuş olur, hem de kurallara aykırı davranmış olur. Şu halde, birinci sanık namzeti, bir kısım müteahhitlerdir. Her yıkılan binanın müteahhidi değil, tedbirsizlik, dikkatsizlik, acemilik, kurallara ve talimatlara aykırılık içinde bulunan müteahhitler ancak sanık olarak gösterilebilir. Bazen mal sahipleri de sanık olarak gösterilebilir. Şöyle ki, mal sahibi binayı kendisi inşa etmiş ise veya müteahhit ile akdettiği sözleşme gereği işi yaptıran sıfatı ile sorumlu olabilir. Mal sahiplerinin sorumluluğunun doğması, müteahhidin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Üçüncüsü inşaatın mes''ul mühendisleridir. Bu kişiler de, yukarıda belirtilen kanun maddelerindeki hükümlere aykırı davranmış iseler, aleyhlerinde şikayette bulunulabilir. Dördüncüsü, belediye başkanları, encümenleri, fen işleri müdürleri de bu sorumluluk kapsamında bazen yer alabilir. Şöyle ki, standartlara uygun davranmayan, ihbar edildiği halde kaçak binayı yıkmayan veya bunlar hakkında gerekli kanuni uygulamayı yapmayan görevlilerin de bu işte ihmali vardır demektir. Bunun için, kurallara uymamak ve acemilik ile tedbirsizlik ve dikkatsizlik yanında görevi ihmal ve talimatlara aykırı davranış içinde yer almış olurlar. Bundan dolayı da cezai anlamda şikayet edilebilir. Tabii, bu arada şahit beyanlarının yanında en önemli delil keşif ve bilirkişiden alınacak rapordur. Mahkemelerin yükünün hafifletilmesi anlamında sayın savcılarımızın bu araştırmayı yapmaları ve ancak kusurlu bulunanlar hakkında kamu davası açmalarının mahkemelerin iş yükü nazara alındığında faydalı olacağı inancındayız.