Televizyonlarda iz bırakan programlardan "Haberci", "Bamteli" ve "Deniz Feneri"nin yeri bir başkaydı. En zorunu başaran Coşkun Aral çok özel noktalardan yaptığı çekimlerle, hem bilgilendiriyor, hem de görmediğimiz belki de hiç göremeyeceğimiz görüntüleri ekrana taşıyordu. "Bamteli" ise bir anlamda yurtdışındaki "Haberci"nin yurt içindeki versiyonu idi. İkisi de atv''nin önemli yapımlarından iken "Bamteli" kendine orada yer bulamayıp NTV''ye geçti. Tayfun Talipoğlu''nun bu kucak açma hadisesinden dolayı ekrandan teşekkür ettiği NTV yetkilileri, bence de güzel bir iş yapmışlardı. "Deniz Feneri" ise Kanal 7''de başladığı serüveniyle özellikle Ramazan ayında yaptığı özel programlar formatına benzer şeyler yaptı.
Bütün bunlar dündü. Bugün ise "Haberci" artık Coşkun Aral olmadan çekimlere gidiyor ve bilmem kaçıncı defa yayınlanan bölümleriyle eski tadı vermiyor. Bir de Coşkun Aral''ın gitmediği yerlerde yapılan çekimler ve anlatım naturel olmuyor. "Bamteli" ise Tayfun Talipoğlu''nun kendisini yeni kanalında belki de rakipsiz görmesinden olacak. eski havasından uzaklaştı. Hatta o kadar ki NTV Yurt Haberleri Servisi''nin gönderdiği görüntüler üzerine, kendi programını riske atmak pahasına programlar yaptı. Yani o da eski tadında değil ve eğer kendisine çeki düzen vermezse kimse izlemeyecek.
"Deniz Feneri"ne gelince; Uğur Aslan kendine has formatıyla belli bir çizgiye oturttuğu programını Ramazan aylarında gıda ve yiyecek yardımı üzerine kurardı. Özellikle deprem felaketi ve ardından gelen olumsuz hareketlerden sonra tamamen bir "Yardım Programı" konumuna dönüştürdü. Son "Etiyopya Özel" programı da bu cümleden... Tabii ki bir Türkün böyle bir organizasyona imza atarak bu kadar yardımı oraya ulaştırabilmesi mükemmel bır organizasyon. Görüntüler ve otantik mekanıyla çölden yayın yapan Uğur Aslan programcılık açısından başarılı ama programın formatını kaydırdığı nokta itibariyle farklı bir çizgiye ulaştı. Yayının bana göre tek eksik tarafı sağ alt köşede "Deniz Feneri Logosu" Sol alt köşede "Etiyopya Özel" sol üst köşede "Kanal 7" neredeyse ekrandaki görüntüleri seçebilmek, onlara konsantre olabilmek imkansız hale dönüştü. Bu cümlenin sonu şu. İyi şeyler yaptığınız zaman birileri mutlaka sizi farkediyor.

