Reklam TV kanallarının tek can simidi... Bütün planlar ve programlar gelecek reklam gelirlerine göre yapılıyor. Ülkemizde
izlenme
ve kablo geliri olmadığı için de
TV''lerin reklamlara
verdiği önem çok büyük boyutlara çıkıyor. Reklam işi kısa sürede birçok manayı
bir arada anlatma sanatı... Türk reklamcılığının çok büyük aşama kaydettiğini ve dünya ile boy ölçüştüğünün altını çizmek isterim.
80''li yıllarda reklam filmlerinin stüdyo çalışmaları için Türkiye''den Londra''daki Rank''a gidilirdi. Rank yöneticileri önce yadırgadıkları bu gelişmeden sonra
Türk müşterilerden o kadar memnun kaldılar ki
Türkiye''de tanıtım ve promosyon planlıyorlardı.
Özetle Türk reklamcılığı (taklitler hariç) bana göre
dünyanın önünde... Son günlerde yayınlanan "Kent" reklamı
ramazan ayı içinde bayram öncesi
konusu, mesajı ve sunuşu ile
muhteşem mesajlar içeriyor.
toplumu titretip kendine
döndürecek
mesajları bir araya paketleyip buket gibi sunan kişileri kutluyoruz. Ama Panasonıc''in sponsor olduğu programların başında yayınladığı ve insanın içini
kabartan kötü bir sesle (Wap) diyen reklamı da çok negatif.
interSTAR''da "Telegol" ve "Telemaç" ard arda yayınlanan gecenin spor programları... Maçları başka hiçbir kanala satmadıkları için de millet mecbur onları seyrediyor. Ama buna rağmen
Pazar gecesinin birincisi "İkinci Bahar" dizisinin tekrarı. Yani ne derece izlendiklerini siz tahmin edin.
Bu programlarda eskiden
üç fanatik spor yazarı vardı. Onların da yeteri kadar reyting almadığını görünce
değiştirdiler. Şimdi onların yerinde
eski hakem Ahmet Çakar ile Adnan Sezgin var.
Program kendi seyri içinde daha derli toplu bu haliyle... Ama Adnan Sezgin ve Ahmet Çakar her telefonla ulaşılan kişiye
bir soru sormak zorunda mı?
Söz spor programlarından açılmışken Kanal D''deki İlker Yasin''den sözetmemek mümkün değil... Çok eski yıllarda beraber de çalıştığımız bu arkadaş maalesef programına hazırlanmadan çıkıyor ve canlı yayınının seyrini kontrol edemiyor. Son yayında Ali Sami Alkış ile diyaloğu da hoş değildi.

