kalan süre:
--:--:--
Eminevim
Kaydet
a- | +A

Talha bin Ubeydullah (radıyallahü anh) Eshâb-ı kiramın büyüklerindendir. Müslüman olmadan önce de ticaretle uğraştığı için sık sık Mekke dışına çıkardı. Bu seyahatlerinden birinde Şam yakınlarındaki Busra kasabasında bir panayıra gelmişti. Bir rahip:

- İçinizde Mekke'den gelen var mı? diye seslendi.

Bunu duyan Talha ile rahip arasında şöyle bir diyalog yaşandı:

- Ben Mekkeliyim.

- Ahmed zuhûr etti mi?

- Ahmed kimdir?

- O peygamberlerin sonuncusudur. Abdullah bin Abdülmuttalib'in oğludur. Mekke O'nun zuhûr edeceği şehirdir. Kendisi Harem-i şerîften çıkarılacak, hurmalık, taşlık ve çorak bir yere hicret edecektir...

Rahibin sözleri Talha'nın kalbine yer etti. Oradan aceleyle ayrılıp hemen Mekke'ye geldi ve çevresindekilere;

- Son günlerde olağanüstü bir şeyler yaşandı mı? diye sordu. Onlar da;

- Evet yaşandı. Abdullah'ın oğlu Muhammed-ül Emin peygamber olduğunu ilan etti. Ebû Bekir de ona uydu, dediler.

Bu sözleri duyar duymaz doğruca hazret-i Ebû Bekir'in yanına gitti. Ona rahibin söylediklerini anlattı. Sonra birlikte Resûlullah'a gidip, Müslüman oldu...

***

Talha bin Ubeydullah hazretleri Müslüman olduğu zaman Mekkeli müşriklerden pek çok eza ve cefa gördü. Hazret-i Mes'ud bin Hiras şöyle nakleder:

"Safa ile Merve arasında dolaşırken, elleri boynuna bağlı ve kalabalık bir grup tarafından takip edilen bir delikanlı gördüm. Etrafındakilere bu gencin suçunun ne olduğunu sorduğunda bana;

- Bu, Talha bin Ubeydullah'tır. Atalarının yolundan saptı, diye cevap verdiler.

Çirkin sözler söyleyerek gencin peşinden giden bir de kadın vardı. Onun kim olduğunu sorduğumda o gencin annesi olduğunu öğrendim . Fakat Talha bütün bu akıl almaz işkencelere göğüs geriyor, 'beni öldürseniz de dinimden dönmem' diye karşılık veriyordu..."

Hazret-i Talha, Bedir'den sonra; bir ölüm-kalım savaşı olan Uhud'da da kahramanlık destanları yazmış bir yiğittir...

ÖNE ÇIKANLAR