Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Gazze’yi unutmak, ağır bedel ödetir!
0:00 0:00
1x
a- | +A

7 Ekim 2023 akşamı 24 TV ekranlarında diğer konuklarla birlikte tam da gündemi değerlendirirken birden alınan bir son dakika haberiyle masanın konusu değişti:

Bir ân için İsrail’in zayıf bir tarafını yakalayan Filistin Kuvayı Millîye Ordusu İzzeddin el Kassam Tugayları, düşmana taarruz ederek canını yakmıştı. Kassam Tugaylarının bu yüksek muvaffakiyetle MOSSAD’ın uçan kuştan bile haberdar olduğu efsanesi çökmüş, İsrail’in yenilmezliği yalanı, bütün çıplaklığıyla ortaya çıkmıştı.

Filistin-İsrail muharebelerine dair sonraki 3 yılda bugüne kadar ne söylediysek o akşam ekranda onların neredeyse tamamını da dile getirdik:

Bâzı seyirciler, “arzımevud; vadedilmiş topraklar!’’ siyon ihtirasını, muhtemeldir ki ilk kez o akşam bizden işitti. Sözlerimizde “Siyonistlerin, dejenere edilmiş Tevrat’a atıfla Nil Nehri’nden, Fırat Nehri’ne yâni Sudan’dan Doğu Anadolu’ya kadar uzayan toprakların tanrı tarafından kendilerine vadedildiğini, dolayısıyla Afrika-Asya arasındaki bu uçsuz-bucaksız iklimde -bâtıl- şeriatleri gereği Büyük İsrail Krallığını kuracaklarını tavizsiz şekilde iddia ediyor ve 1848’den beri bunun kavgasını yapıyorlar’’ dedik.

Bu kavganın sonucudur ki siyon emperyalizmi, 1848-1948 aralığında Filistin’in topraklarını gaspla burada İsrail’i kurup, Filistin’i paramparça ettiklerini hatırlattık. Şimdiyse 1948-2048 aralığında arzımevud rüyalarını gerçeğe çevirmenin peşinde olduklarını söyledik. Kassam Tugaylarının bu mel’un yürüyüşü durdurmak için canla başla çarpıştığına dikkat çektik.

Bunları, etraflıca resmederken çok çarpıcı bir hakikati daha dile getirerek şunu dedik:

-Devlet-i âli Osman’da Pây-i Taht İstanbul’un tabiî hududu Belgrad şehrimizdi. Bu şehrimizde 251 camimiz vardı. Sırp kırımıyla 250’si yıkıldı. Sadece Bayraklı Câmiî ayakta kalmıştı. 1992-1995 Sırp-Boşnak Harbinde Sırp çetnik teröristler, sadece Srebrenitsa da insan soykırımı yapmadılar, Bayraklı Camiî yakarak medeniyet soykırımı da yaptılar. Sonraki senelerde TİKA vakıf mülkü bu eserimizi yeniden inşa etti.

1293/1877-78 Türk-Rus Harbinden sonra, 13 Temmuz 1878’de akdedilen Berlin Andlaşması’yla Belgrad, elimizden çıktı. Sırbistan’ın başkenti yapıldı. Belgrad’ı kaybetmemizden yarım asır sonra 13 Kasım 1918’de İstanbul, İtilaf devletleri İngiltere, Fransa ve İtalya tarafından işgal edildi.

7 Ekim 2023 akşamı ekranda bütün bunları naklettikten sonra üstüne basa basa şunu söyledik:

-Ankara’nın güvenliği Gazze’den geçer!..

Vadedilmiş topraklar ve Ankara’nın emniyet sınırının Gazze olduğuna dair dediklerimiz, muhtemeldir ki o akşam bâzıları için inandırıcı gelmemişti. Hâlbuki biz, bunları ilk defa söylemiyorduk. Çok yıllardır konuşmakta ve yazmaktaydık. Nitekim daha sonra hükûmet de bu yönde beyanlarda bulunur oldu.

Öteden beri bu minval üzre süregelen yazı ve konuşmalarımızda yalnızca bunları demiyor, Anadolu’nun muhafaza ve müdafaasının Kırım, Kerkük, Kıbrıs, Rodos ve Girit’le mümkün olduğunu söylüyorduk.

Bu gerçek, değişmemiştir.

Tespitlerimiz, aynen doğrudur.

Zerrece ihmal ve kusuru kaldırmaz.

Gazzeli çocuk, kadın, genç, ihtiyar ve mücahidler, 3 yıldır muazzam bir direniş gösterdiler. Ortalama bir hesapla 100 bin şehid verildi. 100 bin vatansever gazi oldu. Bütün Gazze enkaz ve harabeye döndü. Siyonist ve Evanjelistler var güçleriyle Gazze’ye ve Gazze Kuvayı Milliyesi’ne yüklendikleri hâlde onları vatanlarından söküp çıkartamadılar. Süper güç ve süper katiller acze düştüler…

İşte bu sırada İsrail/ABD-İran Harpleri çıktı. Bitti derken yeniden tazelendi. Rusya-Ukrayna Harbi ise bilhassa bitirilmedi.

Bugünkü manzarada ABD-İran ve Rusya-Ukrayna harpleri, İsrail-Gazze Harbini gölgelemiş ve maalesef unutturmuştur. İsrail, Gazze, Batı Şeria ve Lübnan’da olanca hıncıyla soykırım, talan ve yıkım ve toprak gasbı yapmaktadır…

Filistin, Gazze, Lübnan ve Osmanlı Coğrafyasıyla İslâm Coğrafyasının ve mazlum coğrafyaların tek dostu, sahibi ve müdafiî Türkiye’dir.

Görüşümüz o ki:

ABD-İran ve Rusya-Ukrayna Harbleri, Türkiye’nin, Gazze’ye odaklanmış dikkatini dağıtmaktadır. Dikkatler, dışarıda sözünü ettiğimiz şu harplerle dağıtılırken içeride de AHBAP gibi bir takım dernek gasp ve suistimal haberleriyle dağılmakta.

Alıp başını giden pervasız polisiye vakaların, ünlü şımarıklıklarının taviz vermeden takibiyle cezalandırılması son derecede gereklidir. Lâkin her sabah ve her haberde sürekli olarak polisiye haberlerin öne çıkması asıl büyük tehlikeyi gölgeleyecek diye endişe ediyoruz. Bütün bu polisiye vakalar, polis-savcı, bakanlık ve adliye çerçevesinde eksiksiz ve noksansız icra edilsin. Ama; bunlar, ABD-İran ve Rusya-Ukrayna Harbi gibi İsrail’in Gazze, Batı Şeria ve Lübnan’da yaptığı talan, gasp, yıkım ve soykırımı asla ve asla unutturmamalıdır.

Ne demiştik?

-Ankara’nın güvenliği Gazze’den geçer!

Gazze’yi unutma gibi bir gafletten, hile ve tuzaktan sakınmalıyız. Gazze’nin unutulması, siyonist İsrail’e dolaylı destektir. 2048 Büyük İsrail hedeflerinin gerçekleşmesine yardım edilmiş olur. Buna mukabil 2071 Cihan Devleti Türkiye yürüyüşümüze darbe vurmak demektir.

Bizim için Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge ne kadar hayatî ise Bağımsız Filistin ve Hür ve müreffeh Gazze de o kadar hayatîdir. Gazze’yi unutmak ağır bedel ödetir.

Çevremizde ve ülke içinde olup-bitenlere bir de böyle bakmalı…

Rahim Er'in önceki yazıları...