17 Kasım tarihli gazetenizin "Başkan''ın sıcaklığı" manşetini görünce çok duygulandım. Hele Erkan isminde depremzede bir bebekle Clinton''ın fotoğrafı vardı. Minik Erkan, başkanın burnunu tutmuş sıkıyor; başkan ise bebeği can-ı gönülden sevip okşuyor, onunla içtenlikle ilgileniyordu. Kendi kendime uzun uzun düşündüm. Bizim yöneticilerimiz niçin böyle sıcak değil, bir dünya lideri kadar alçak gönüllü değil? Gözümün önüne bizim liderlerimizin depremzede bir çocuğun başını yalandan okşamaları geldi... Bizim liderlerimiz biz halka seçim öncesi, oy almak için beş yılda bir sıcak davranıyorlar. Clinton''ın ise bizim oylarımıza ihtiyacı olmamasına ve seçim kaygısı bulunmamasına rağmen, bizim dertlerimizle bizim liderlerimizden daha sıcak bir şekilde ilgilenmesi beni çok şaşırttı. Ülkemizde yaşanan deprem felaketi ve içinde bulunduğumuz ekonomik şartlar dolayısıyla halkımızın inim inim inlediği bu günlerde bizi yönetenlerin ne kadar vurdumduymaz olduklarını görüyoruz. Bol bol vaatlerde bulunup hemen unuttuklarını biliyoruz. ABD Başkan''ı ise bir milyar Dolar vaad ediyor, ertesi gün hayata geçirtiyor... Yeni yüzyıla girerken vatandaş olarak saçma sapan bürokrasiden ve halkımıza kan ağlatan ekonomik şartlardan bıktık, usandık. Benim yöneticilerimizden bir ricam var: Clinton kadar sıcak ve samimi olsunlar. Onun kadar sözlerine sadık olsunlar. Zamanı gelince onun gibi görevi bırakıp köşelerine çekilsinler... Hacı Ali Karagöz- KONYA
Ailem beni maddi zorluklarla okuttu. Çeşitli hayaller kurarak okulu bitirdim. Ama şimdi boşuna beklediğimi anlıyorum. Ağlamaktan ve kırılan ümitlerimizden başka yapacağımız bir şeyin olmadığını anlıyorum... Bu böyle mi olmalı, böyle mi gitmeli?.. Yetkililer kendilerini bizim yerimize koyup öyle düşünsünler... Yasemin Bacalan- BİNGÖL

