Kaydet
a- | +A

Toplu taşıma araçlarına binmek hep ürkütür beni. Sebebi de saygısızlık... Eskiden büyüklerimize, bayanlara, özürlülere yer verirdik. Kimseyi rahatsız edici tarzda konuşmazdık. Ya şimdi... Otobüse her bindiğimde kahroluyorum. Yaşını başını almış, beli iki büklüm dedeler ayakta, yanıbaşında da gencecik bir çocuk oturuyor. Hiç de oralı olmaz. Dışarıya bakar, veya uyuklama numarası yaparak görmemiş havasını vermeye çalışır. Bazıları da pişkin pişkin gözlerini diker, hatta laf dokunduran bile oluyor. Kazara ikaz eden çıksa, aynı saygısızca cevaplar... Hele bayanlara yer vermek tarihe karıştı. Artık o beklentiyi bıraktım, ama yılışık yılışık gülmeleri yok mu... Hele bir grup oluşturup bağıra bağıra argo tabirler kullanarak konuşmaları... Bazıları da bu sınırı bile aşıyor. Peki ne oldu da gençliğimiz bu hale geldi. Hani çoğu okuyor, dil biliyor, internet kullanıyordu. Bu mu çağdaş uygarlık dedikleri? Medeni olmanın ilk şartı insanlara saygı değil mi? Gelenek göreneklerimizden vazgeçtik, bari uygar olsunlar... Lütfen, anne ve babalar, bilgisayar ve yabancı dil gibi bunları da öğretin... Şeyda Aslan- İSTANBUL

Bir tebessüm Kime rastlasam suratı bir karış. Bazen ''sadece bana mı öyle geliyor'' diye düşünmüyor değilim. Ama birçok kişiden benzer lafı duyunca yanılmadığımı anlıyorum. Benim de içim kararıyor, böylelerini görünce... Herkesin problemi, sıkıntısı olabilir. Ama böyle dışımıza vurmak zorunda mıyız? Biraz daha iyimser olup, hayata başka bir çerçeveden bakmayı denesek. Hep eksileri, siyahları değil, biraz da artıları, renkleri görsek... Bunları beceremesek bile başkalarına bir karış suratla bakmaya hakkımız var mı, başkalarının içini karartma hakkını nereden alıyoruz? Kendimizi biraz zorlasak, küçücük bir tebessüm, bir gülümseyiş... Haydi deneyin, o kadar zor değil. Siz ve çevreniz daha çok mutlu olursunuz,inanın... Mehmet Aktaş- ANKARA