Felaketlere hazır olalım Önceki acımızı unutmadan Düzce depremiyle sarsıldık, yüreğimiz yandı. Bu felaketleri bilip ona göre hazırlıklı olmamız gerektiğine hepimiz inandık sanırım. Olabilecek en tahripkar savaştan bile daha büyük zarar gördük. Hele trafik kazaları da ilave olunca, en büyük düşmanın bunlar olması gerektiğini, bu şekilde kabul edip tedbir almamızın lüzumunu anlamış olmalıyız. Savunmamızın da buna göre şekillenmesi gerektiğine inanıyorum. En çok tahribat yapan, ölüme sebep olan felakete hazırlanmak... Bunun da yolu belli. Bilimin belirttiği gibi yapılanmak, güvenli yerlerde şehirleşmek, dinamik kurtarma ve müdahale ekipleri kurmak. Yani hazırlıklı ve tedbirli olmak. Zaten bu da medeni insan olmanın gereği. Bunun koordinasyonunu sağlamak, rehberliğini yapmak da devletin işi. Yani devlet asli fonksiyonlarına dönmeli. Artık basma, ayakkabı imalatını bırakıp, on binlerce vatandaşını ölümden nasıl koruyacağının planlarını yapmalı. Vatandaşının yaşam tarzı ve düşünceleriyle uğraşmayı bırakıp, asli görevi olan can güvenliğini sağlamalı. Bunu sağlamak o kadar zor değil. Başaran devletler ortada. Tedbir almak da inancımızın bir gereği olduğuna göre... Bugünden tezi yok, bu yönde herkes üzerine düşen görevi yapmalı. Herkes ve her kurum görevini yapmalı. Bu tedbirsizliğin sorumluları da en azından vicdan azabını hissetme asaletini göstermeliler. Ah vahlar ne giden canlarımızı geri getirir, ne de yeni felaketleri önler. Vatandaş olarak hepimiz, iyiye gidişin şartlarının oluşması için baskı yapmalıyız. Birilerinin rahatını kaçırmanın zamanı geldi... * Şeref Akarca- ESKİŞEHİR Telekom daha duyarlı olmalı Bundan üç ay önce Üsküdar Telefon Müdürlüğü''ne abonelik için başvurdum. Telefonla arayıp, telefonumun ne zaman çıkacağını sorduğumda hep "iki hafta sonra" diyorlar. İki hafta sonra aradığımda da yine "iki hafta sonra" cevabını alıyorum. İki binli yıllara yaklaştığımız bu günlerde TELEKOM Müdürlüğü''nün daha duyarlı olmasını ve biz abone olacaklara zorluk çıkarmadan sorunlarımızı çözmesini bekliyoruz. Bu durum TELEKOM''a yakışmıyor. * Sebahat Demirok Beylerbeyi/ İSTANBUL Güçlü olmazsak dostumuz olmaz Ülkemiz güçlü olmazsa içte ve dışta bu zayıflığımızdan faydalanmak isteyenler çoğalır. Bu tarih boyunca hep böyle olmuş. Aksine güçlü olduğumuz zaman da dostlarımız çoğalır, düşmanlar kaybolur. Yapmamız gereken, Türkiye''yi çağımıza uygun bir şekilde güçlendirmek. Ekonomik olarak güçlü, istikrarı sağlanmış ve böyle eşsiz bir jeopolitik konumu olan ülkemize düşman mı kalır? * Feyzi Sağra- İSTANBUL

