ÖSYM tarafından yapılacak olan DGS (Dikey Geçiş Sınavı) için başvurmak üzere bir form almıştım. Kılavuzu okurken 2. sayfada "Başvuru Koşulları" adı altındaki bir madde aynen şöyle idi: Madde 4- İkinci madde kapsamındaki yükseköğretim programlarına dikey geçiş için başvuracak adaylarda söz konusu programlardan en çok beş yıl önce mezun olmuş olma şartı aranır. O yıl son sınıfta olup da staj dışındaki mezuniyet şartlarını yerine getirmiş olanlar da başvurabilir. Kılavuzda geçen bu maddeyi okuduktan sonra sınava girme hakkımın olmadığını anladım. Fakat Türkiye Gazetesi "Okuyucu Köşesi"nde okuduğum bir açıklamada, mezuniyetimden 5 yıldan fazla geçmiş olsa bile bu sınava katılabileceğimi öğrendim. Fakat bunu öğrendiğimde son başvuru tarihi geçmişti. Nasıl oluyor da 15 Ekim 1999 tarih ve 23847 sayılı Resmi Gazete''de yayınlanan Yönetmeliğin Geçici Maddesi kılavuza girmiyor? Bu maddeyi kılavuza yazmayanlar, benim bu sınava girme hakkımı elimden almış olmuyor mu? Benim bu mağduriyetimin giderilmesini, benim gibi olan arkadaşların da tekrar uyarılarak bu sınava müracaatlarının sağlanmasını istiyorum. Yazılı ve görsel basınla başvuru süresinin uzatıldığının yayınlanmasını ve mezuniyetinden 5 yıldan fazla geçenlerin de bu sınava iştiraklerinin sağlanmasını istiyorum. *Mustafa Öncü - Kozan / ADANA
Geciken adalet, adalet değildir Ülke ekonomisinin zorlandığı bu dönemde vergi gelirlerini arttırma yönünde bir önerim olacak. Bizim yıllardır süren bir miras davamız var, bir türlü bitmek bilmeyen. "Ölüm hak, miras helal" demişler. Ancak kanunların uygulanması hiç de öyle olmuyor. Dünyanın arazisi atıl olarak bekliyor. Bizim 80 bin metrekare arazide 1/3 lük hissemiz var, ancak bir türlü sonuçlanamayan ve yılan hikayesine dönen miras davası yüzünden hem biz hem de devletimiz mağdur oluyor. Hisseli tapularımız var. Ancak alıcı bulamıyoruz. Tek başına tepuya da dönüşemiyor. Biz de varlık içinde yokluk çekiyoruz. "Gecikmiş adalet adalet değildir" sözü çok doğru. Adalet sistemi hızlansa ve bu tür davalar kısa sürede neticelense hem millet kazanır, hem de devlet. Biz malımızı alırız, işe çeviririz, devlete de vergi veririz. Benim babaannem ölmüş, miras babama kalmış, o da ölmüş, miras anneme ve benimle kardeşime kalmış, ne diye uğraşıyoruz ki? Varlık içinde yokluk zor geliyor. Malımızı istemek hakkımız değil mi? Bizim gibi miras mağduru çok kişi var. Hem birçok arazi, arsa boş duracağına ekonomiye yararlı hale gelir, hem de devletimiz gelir elde eder, vergi alır. Yetkililerin bu çok önemli meseleye el atacaklarını umuyoruz. *Ayla Öztürk - İSTANBUL
Postacımızı arıyoruz Ulaştırma Bakanlığı''na; Pendik İlçesi Fevzi Çakmak Mahallesi Cemal Gürsel Caddesi esnafı olarak, eski bir deyim ile "Bak postacı geliyor kapıyı çalıyor"cümlesini artık unutuyoruz. Çünkü yılbaşından beri caddemizde postacı yok. Resmi evrak, mektup, telefon makbuzları yok. Şu günlerde gençlerimiz dört gözle ÖYS giriş belgeleri bekliyor. Ama gelen postacı yok. Lütfen postacımızı geri verin... *Esnaf Adına Sadi Demircan Pendik - İSTANBUL
Kıdemli öğretmenler mağdur edilmemeli Ben halen Ankara''nın merkez ilçelerinden Yenimahalle İlköğretim Okulunda görev yapan 26 yıllık hizmeti olan ve Türkiye''nin her bölgesinde çalışan bir öğretmenim. En son okuluma hizmet puanım esas alınarak atandım. Bu atamalar 3797 sayılı M. Eğitim Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun ile bu kanuna bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yerdeğiştirmelerindeki Esaslara İlişkin Yönetmelik Esasları doğrultusunda yapılmıştır. 10 Ağustos 1999 tarihinde onaylanıp yürürlüğe konulan Norm Kadro Yönetmeliği geçici 1. maddesindeki uygulama gereğince fazla öğretmenlerin tesbitinde okulda en son göreve başlayandan itibaren fazlalıkların tesbiti yoluna gidilmiştir. Oysa ki ben 26 yıllık hizmeti olup, sıraya girerek atandığım okulda üç yıl önce göreve başlamıştım. Bütün bunlar bir kenara itilerek Norm Kadro Yönetmeliği''nin 1. maddesi uyarınca fazla öğretmenlerin tesbitinde benden daha kıdemsiz, puanı daha düşük, yıllarını hep aynı okulda ve de Ankara''da çalışan, ancak benden göreve başlama tarihleri önce olması nedeniyle bu arkadaşlarımız fazla konumuna düşmüyor, ben ise yıllarca köyden köye, kasabadan kasabaya ve birçok kişinin gitmeye dahi korktuğu yerlerde çalıştığım halde fazla konumuna düşüyor, mağdur oluyorum. Bence norm kadro uygulanmalıdır. Çok doğrudur, buna ihtiyaç vardır. Ancak norm kadro uygulanırken kadro fazlası öğretmenlerin tesbiti ve seçiminde haksızlıklar ve yanlışlıklar yapılmamalıdır. Bu tesbit, halen yürürlükte olan Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği Hükümlerinde belirtildiği gibi öğretmenin hizmet yılı, puan durumu esas alınmalıdır. Bu şekildeki bir düzenlemeye kim itiraz edebilir. Norm Kadro Yönetmeliğinin geçici 1. maddesi uygulaması derhal durdurularak kıdem ve puan esas alınarak uygulanmalıdır. *İsmi Mahfuz Bir Öğretmen ANKARA

