Kaydet
a- | +A

Biz bu ülkenin üvey evlatları mıyız? Bunu neden mi söylüyoruz, çünkü bizlerin duygu ve düşünceleri hiç mi hiç önemsenmiyor da ondan... Eğitim hakkı her Türk genci gibi biz başörtülülerin de hakkı olsa gerek. Bu ülkede yaşıyoruz, vergi veriyoruz, oy kullanıyoruz... Neden üniversitelerde öğrenim hakkımız gaspediliyor? Daha bir yıl öncesine kadar başarılı bir şekilde okuduğumuz okulumuzda, disiplin suçumuz, saygısızca bir davranışımız olmadığı halde, komik bir sebep olan sadece başörtüsü sebebiyle okula alınmayışımız, ister istemez özyurdumuzda garip olduğumuzu hissettirdi bizlere.

Okumak, kültürlü hanımlar olmak, vatanımıza milletimize faydalı evlatlar olmak için yurtdışına mı gitmemiz gerekiyor? Avrupa''da hiçbir zaman bu tarz sorunlar görülmedi. Herkes istediği kıyafetle rahatça okuyor. Bugüne kadar bizler de kendi ülkemizde, dini inancımız gereği başımızdaki örtüyle rahatça okuyabiliyorduk. Şimdi bizlere yapılan bu zulmü bir türlü anlayamıyoruz. Sakallı, küpeli, kotlu, mini etekli, uzun saçlı arkadaşlarımızın okuma hakkı varsa, bizlere yapılan bu çifte standart niye? Siz devlet büyüklerimize sesleniyoruz! Hiç mi vicdanınız sızlamıyor? Okuma hakkımız elimizden alınıyor. Sizin de evladınız bu şekilde okullara alınmazsa üzülmez misiniz? "Haksızlık bu, zulüm bu" demez misiniz? Dersiniz elbet. Öyleyse bizleri ve ailelerimizi de üzmeye hakkınız yok. Tekrar başörtülerimizle okullarımıza girmeyi, ülkemize yararlı olmayı istiyoruz. Siz devlet büyüklerimizin bizlere sahip çıkmanızı bekliyoruz. Eğer sorunumuza kulak tıkarsanız, belki biz başörtülü öğrenciler sizi affederiz; ama tarih asla affetmeyecek! Daha güzel yarınlar için eşit haklara sahip olmak dileğiyle sorunumuzun bir an önce çözüleceğine inanıyoruz... Okumak isteyen bir grup başörtülü-Bandırma/BALIKESİR

Balat''taki dispanseri kapatmayın Kızılay''ın Balat''taki dispanseri, yöredeki yoksul halk için çok önemli. Zaten bu civarda benzer sağlık kuruluşları da yok. Binası da sağlam, bir bakım gerektirmiyor. Fakat Kızılay bu dispanseri kapatmak istiyor. Biz bir sebep bulamadık ve çok üzüldük. Zaten başka yere gidemeyen bu yoksul halka bunu çok görmeyin. Yıllardır alıştığımız, semtimizle bütünleşen dispanserimize dokunmayın... Balat sakinleri-İSTANBUL

Hipokrat yemini bu mu? Kadıköy SSK Hastanesi nisaiye doktoru ( .......) hanım, lütfen masa başında oturuyorsanız görevinizi tam anlamıyla duyarlı olarak yapınız. Annemi zorla getirdim, sıramız geldi ve içeri girmek için kapıyı çalıp açtım. Siz telefonla mesai saati içinde ailevi dedikodunuzu yapıyordunuz. Bana hakaret ederek "dışarı çıkın" dediniz. Ben de emir büyük yerden diye düşünerek çıktım. Bu arada biz beklerken annemin tansiyonu 20-11, şekeri 285 ve güçlükle duruyor. Tekrar kapıyı çalıp izah için içeri girdim. "Annem duramıyor doktor hanım, lütfen ilaçlarını bir an önce yazın da gidelim" dedim.

Bana hakaretle tekrar "ikinci bir telefonum var görüşeceğim" dediniz. Yine aynı dedikodularla görüşmeye devam ettiniz. Konuşma bittikten sonra üstüne üstlük bana "şimdi de tuvalete gideceğim" deyip bağırdınız. "Var mı bir diyeceğin?" dediniz ve kalktınız. Annemin tansiyonu, sinirinden daha da çıktı. Bu mudur hipokrat yemini, bu mudur görev sorumluluğu? Hastalarınıza bu şekilde alaycı davranma hakkını nereden alıyorsunuz? Umarım bu yazılanları SSK yetkilileri okur, dikkate alırlar. Hasta olanlar SSK polikliniklerinde daha da ağırlaşıp eve dönmesinler...

M.Ö.-KADIKÖY