Kaydet
a- | +A

Bugün yüzyılın, binyılın son günü. Son yüzyıl bu coğrafyada yaşayan insanlar için çok çileli geçti. Bu sıkıntılar son ana kadar devam etti. Yeni yüzyılın gelmesine ramak kala ümit verici gelişmeler oldu. Tünelin ucu görünür gibi oldu. Sıkışmak zorunda bırakıldığımız kabuğumuzu kırmak için şartlar oluştu. Daha büyük, gelişmiş bir dünyanın yolu gözüktü. Sefaletin, geriliğin, kan ve gözyaşının yerini aydınlık günlerin alacağı ümidi belirdi. Bu durum, herkeste tatlı bir heyecana, ümide yol açtı. Hepimiz sabırsızlanmaya başladık. Bunun getireceği nimetler için hayaller kurmaya başladık. Bu güzellikler bizlerin de hakkı. Dünyada medeni insanların sahip olduğu servete, haklara biz de layığız. Bizim de yüzümüz gülmeli. Biz de tehlikeden uzak yaşamalıyız. Biz de istikrarlı, kavgadan uzak bir ortamda yaşama hakkına sahibiz. Analar ağlamamalı, babalar eve ekmek götürememe endişesinden kurtulmalı... Bu güzelliklere layık olmak için herkes kılını kıpırdatmalı. Külfetsiz nimetin olmayacağı bilinmeli. Bizi bu noktada bırakmak için mücadele edenler teşhir edilmeli. Medeni insanların sahip olduğu haklara bizleri layık görmeyenlerin gerçek yüzleri görülmeli, mücadele edilmeli... Bundan önceki kavgaları, çekişmeleri unutarak yarına girelim. Bu akşamdan itibaren hepimiz beyaz bir sayfa açalım. Mutlu, aydınlık bir gelecek için... Salim Alp-ANKARA

Caniler cezasını çekmeli 16.04.1992 günü Öcalan, Lübnan Bekaa Vadisi''nde PKK elemanlarına yaptığı konuşmasında: "Zafere kadar bu yürüyüş. Taktik geri çekilmeler olabilir. Bir adım geri, üç adım ileri olabilir. Bunlar taktiktir, fakat yürüyüş kesintisizdir. PKK adına her kim ki, erteleyelim diyorsa, yalan söylüyor, sahtekardır. Siyasi görüşme de olsa bu özgürlük yürüyüşü devam edecektir...." (İddianame KLS :37/ Dizi 15) Ne acıdır ki bölücübaşının bu konuşmasından iki gün sonra 18.04.1992 tarihinde astsubay kardeşim ve 3 astsubay arkadaşı Doğubeyazıt-Iğdır yolunda PKK militanları tarafından pusuya düşürülerek vahşice katledilmişlerdir. Sayın Cumhurbaşkanım, işte o tarihlerde Başbakandınız. Öcalan da Lübnan''daki ininde katliam emirleri veriyordu. 20.04.1992 günü babama taziye telgrafı gönderdiniz. Bugün Cumhurbaşkanımızsınız. Artık birilerinin sabrını taşıran, katil Öcalan paketlenip Türkiye''ye getirildi. Öcalan yargılandı ve idam cezasına çarptırıldı. Cezası da Yargıtay tarafından onandı. 1999''u değerlendiren basın toplantınızda: Öcalan''ı asmanın yanlış olacağını, Türkiye''nin AİHM''nin vereceği kararı beklemesi gerektiğini söylediniz. Bu aşamada anlaşılıyor ki , Cumhurbaşkanı olarak cani Öcalan''ın cezasının infazına karşısınız. Soruyorum: Kardeşim ve bunca masum insan hunharca katledilirken insan hakları yok muydu? O zaman bizi yönetenler ve AİHM neredeydi? Ben kardeşimi istiyorum!.. Ayhan Hamlı-SAMSUN

Verilen hak geri alınamaz 1996-1997 öğretim yılı Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi "Ev Ekonomisi" ön lisans mezunuyum. Bölümle ilgili olarak lisansımı uygulamak istiyorum. Anadolu Üniversitesi bölümle ilgili olarak lisansı sadece İşletme Fakültesi "Yönetim ve Organizasyon", "Muhasebe Finansman" bölümlerinde lisans tamamlanabileceğini duyurdu. Ancak kendi bölümümde lisans tamamlamak istiyorum. Önceki yıllarda 95-98 Gazi Üniversitesi bölümümüzle ilgili olarak böyle bir program uygularken bu tarihten sonra program iptal edildi. Oysa bu program için pedagojik formasyon sertifikası aldık ki, bu sertifika isteniyordu. Birçok insan bu yüzden mağdur oldu. Hayatını buna endekslemiş binlerce genç bayan öğretmen adayları psikolojik bunalıma girdiler. YÖK üniversiteyi, üniversite YÖK''ü suçluyor. Biz kime inanacağımızı şaşırdık. Verilen hak nasıl geri alınır, anlayamadık. Yetkililer lütfen durumumuza bir açıklık getirsin. İclal Yılmaz-GAZİANTEP