Kaydet
a- | +A

Dün 31 Mart Vakası''nın yıldönümüydü.

Epey zamandır ilgilendiğim bir konudur. Fakat daha işin içinden tam çıkamadım.

Bu vakadan 4 sene (1913) sonra Babıali Baskını oluyor. Genetik yatkınlık dedikleri böyle bir şey olsa gerek.. Bugün kullanılan metodlar, dezenformasyon usulleri 100 yıl önceki ile aynı. Hatta bir paşamızın ortam dinlemesine takılan konuşmalardaki üslubu da aynı. Sizin için Babıali Baskını''nı çok özet olarak aktarıyorum.. Siz de üşenmeyin baskın öncesinde kamuoyunu nasıl tahrik edip nasıl hazırladıklarını bulun okuyun. İşin teferruatına dalarsanız özet cümleniz belki benimki gibi olur: Düşman bile bu kadar zulmetmemiş. "...Ellerinde küçük bayraklar olan baskıncılar Cağaloğlu tarafindan, "Yaşasın Enver Bey, Yaşasın Millet" bağırtılarıyla Bâb-i ali''ye yürüdüler. Enver''le birlikte olan çeteciler güruhu binek taşına geldigi zaman, İttihâdçilar tarafindan değiştirilen, sözde koruma görevlisi müfreze, başındaki zabitle birlikte ortaya çıktıysa da Enver atından inip merdivenlerden çıkmaya basladı ve zabiti çağırarak kısa bir emir verdi. Zabit, askerlerini alıp Bâb-i âlî''nin arka tarafindaki Naili Mescid önünde silâh çattırdı ve hiçbir şeye karışmadı. Bu boşluktan istifâde eden Enver''le adamları içeri daldılar. Baskının kanlı safhaları dış sofada cereyan etti. Hepsi silahlı olan baskıncılar gürültüyle sofaya girdikleri sırada kendilerine silâh çeken sadâret yaveri Nafiz Bey''le, harbiye nezâreti yaverlerinden Tevfik Bey''i, sadâret dâiresi kapısında duran iki nöbetçi neferi ve isimleri bilinmeyen diğer altı kişiyi vurup öldürdüler. Dış sofada on kişiyi öldüren çeteciler, başlarında Talat ve Enver olduğu hâlde iç sofaya daldılar. ... Bu sırada gürültüleri duyan mağrur harbiye nâzırı ve baskumandan vekili Nâzım Pasa yerinden firlayıp ne olduğunu anlamak için sofaya çıktı. Bu sırada kendilerini engellemek isteyen sivil polis komiseri Celâl Efendi''yi de öldüren çeteciler sofada harbiye nâzırı Nâzım Paşa ile karşılaştılar. Kendisini sadâret vadiyle aldatan komitacıları ellerinde tabancalarla gören Nâzım Paşa, kendisine siyâsetle uğraşmayacağı hakkında sahsî ve askerî namusu üzerine söz vermis olan Enver''le yanindakilere; "Siz beni aldattınız. Bana verdiginiz söz bu muydu?" diyerek karşı çıkmak istedi. Tam o sırada isabet eden bir kursunla devrilip öldü. .... Talat ve Enver beyler sadâret odasına dalıp 83-84 yaşlarında bulunan ihtiyar sadrâzam Kâmil Pasa''ya istifa etmesini söylediler. Kâmil Pasa harp vaziyetinin vahâmetinden ve devletin mâruz kaldığı tehlikelerden bahs ederek nasîhat vermek istediyse de, mütemadiyen sözünü kesen Talat''ın sert bir sesle; "istifa istifa..." diye bağırması üzerine kalemi aldı ve; "Cihet-i askeriyyeden vuku bulan teklif üzerine" kaydıyla bir istifaname yazdı. Zorbaların ısrar ve tehdidi üzerine bu ibarenin başına; "ahâli ve" kelimelerini de ilâve etmek zorunda kaldı."

ÖNE ÇIKANLAR