Kaydet
a- | +A

Bir adalet anketi yapsalar, Türkler adalet deyince ne anlıyor öğrensek.. Ne menem şeymiş şu adalet.

Ben mahkeme, karakol, soruşturma, savıştırma tarzı haberleri biriktiriyorum.

Ara sıra dosyayı karıştırdıkça kâbus çöküyor üstüme.

Bu insanlardan birinin ya da birkaçının ahı tutarsa ne olur halimiz, diyorum.

Mesela bir adamı ayakları parçalanmış, kafatası çökmüş halde bir hapishane önüne bırakıyorlar.

Kim olduğu belli değil.

Hapishanede kaydı yok,

Hastaneler kabul etmiyor.

Üç ay sonra ailesi bir gazete haberinden çocuklarının hapishanede olduğunu öğreniyor.

Polisin raporuna göre adam karakolda işi bitip hapishaneye götürülürken arabadan atlamış, ayakları parçalanmış, kafatası çökmüş.

Bu adam yargılanıyor.

Hafıza yerinde olmadığı için sorulanı anlamıyor.

Hüküm veriliyor:

İdam..

Onu da anlamıyor.

İyi halini dikkate aldık, müebbete çevirdik, diyorlar..

Onu da anlamıyor.

Bizim halimiz ne olacak.

....

Kimi kimsesi olmadığı için hapishane köşesinde

unutulup dört yıl sonra mahkemeye çıkarılan adamlar.

İnşaat araç gereçleriyle ( buldozer, greyder) bastırılan isyanlar..

Yüksek gerilim hattına temas ettiği için kolunu kaybeden ve davacı olan adamın mahkemesi 12 yıl sonra sonuçlanıyor..

Karar: 30 milyon lira tazminat.

....

Yine ağzı burnu dağılmış adam hakkında tutulan raporda özetle şöyle deniyor:

Alkollü araç kullanıyordu..Görev başındaki memurumuza hakaret etmişti.. Gözaltına alındı, aşırı alkollü olduğu için nezarette başını duvarlara çarptı..

Ve bu hale geldi.

Beyler! Oysa bu adamın yıllar önce teşhisi konulan bir hastalığı varmış.

Raporu varmış.

O raporda da diyor ki, çok az miktarda alkol alması ölümüne sebeb olabilir.

Bu işlerde ufacık bir sorumluluğu

olan insanların vicdan azabından ve kahırdan krıvranmaları

lazımken ilgilendikleri konulara bakıp onların yerine ben kıvranıyor ve korkuyorum.

ÖNE ÇIKANLAR