Kaydet
a- | +A

Tüketiciler Birliği Başkanı "Aile Haftası" münasebetiyle bir açıklama yaptı. Açıklamada enteresan rakamlar var. Bu rakamlara bakınca "aklımızı başımıza toplayalım" gibi bir sonuç çıkıyor. Ama faydası olmaz. 15 Mayıs, 1994 yılından itibaren Uluslararası Aile Günü olarak, 15 Mayıs''ı içine alan hafta ise "Aile Haftası" olarak uygulanıyor.

71.5 milyon nüfus ve 15.5 milyon aileden oluşan ülkemizde; > Kayıtlı cep telefonu sayısı 113 milyon adet, aile başına 7.3 adettir. (GSM abonelerinin toplamı dikkate alındığında hane başına 4 hat düşüyor. Birçok evde yenisi alındığı için belki lazım olur hesabıyla kenarda köşede duran telefonlarla bu sayı kabarıyor. Yine de akıl almaz bir rakam.) > Kredi kartı sayısı 43.5 milyon, aile başına 2.9 adet düşüyor. > Türk ailesinin geliri, son yedi yılda iki kat artmasına karşılık borcu yedi kat artmış. Toplam borcun yüzde 36''sı kredi kartı borçları. > 2003 yılında bankalara olan borç 13.4 milyar TL iken, bugün 112 milyar TL. > Son dört yılda faize ödenen para dört kat artmış. > Ailelerin yüzde 36.4''ünde 2 televizyon, yüzde 9''unda ise 3 televizyon var. ... Herkes ayağını yorganına göre uzatsın, demekle halledilebilecek bir dert değil. Kart sayısı ortada..Hane başına 3 adet kart düşüyor. İşin içine kredi kartı girdi mi herkes narkozlanmış gibi önünü arkasını hesap etmeden gördüğü bulduğu her şeye saldırıyor. İnsanlar kontrolünü kaybediyor. Kaybediyoruz. Ekonomik krizler durup düşünme, azıcık soluklanma fırsatı veriyor ama tekrar düze çıkıldığında o acıları yaşamayanlar yine soluksuz koşuyor. Sigara yasağı için seferber olanlar ve çok büyük hizmet yaptığını düşünenler "kart bağımlılığı" için düşe kalka doğruyu bulmanın daha sağlıklı olduğunu düşünüyorlar. Reklamcı Frederic Beigbeder, "Benim mesleğimde kimse mutlu olmanızı istemez, mutlu insanlar tüketmezler" diyordu. .... "Reklam insanlığı köleleştirmek için, düşük profilli olmayı, esnekliği, ikna metodunu seçti. İnsanın insana egemen olduğu günden beri ilk defa, karşısında özgürlüğün bile işe yaramadığı bir egemenlik sisteminde yaşıyoruz. Tersine sistem bütün kozlarını özgürlük üzerine oynuyor; en büyük buluşu da bu zaten. Her türlü eleştiri yararına oluyor. Sistem size kibarca boyun eğdiriyor. Her şey serbest. Sistem hedefine ulaştı, itaatsizlik bile bir itaat biçimi haline geldi."

ÖNE ÇIKANLAR