Kaydet
a- | +A

TÜSİAD, 995''teki bir raporunda bizim yapıyı şöyle özetlemişti: Merkeziyetçi-vesayetçi devlet. Müdahaleci sosyal refah devleti. Minimal devlet Müteşebbis devlet. Emredici devlet Tekelci devlet Kapalı yasakçı devlet Otoriter baskıcı devlet Despot- trani devlet Statükocu devlet Rant dağıtan devlet Kutsal devlet Müsrif devlet Baba devlet. Buna karşılık teklif ettiği model şöyleydi: Adem-i merkeziyetçi, sınırlı sorumlu, düzenleyici, hakem, rekabetçi, özgürlükçü, hukuk devleti.. Üretimi teşvik edici, bireyci, tutumlu, sorumlu bir devlet. .. Aradan geçmiş dokuz sene. Onuncu sene yaklaşırken bir gözatmak lazım. Ne yapılmış, ne kadar yapılmış..Bu iş, raporu hazırlayanlara düşer. AB gibi, gözden geçirme işi yapsınlar. Kaç adım atılmış, maddelerden ne kadarının üstü çizilmiş, ne kadar yeni madde yazılabilmiş. Fazla vaktimiz yok, koşar adım gitmeliyiz diyorlardı. Göz boyamak için yürüme bandında koşarak buraya kadar geldik..bundan sonra?

.... 2002''de, Baskon Oran, Neşe Düzel''le görüşmesinde, bugün BOP aşağı, BOP yukarı diye konuştuğumuz Büyük Ortadoğu Projesini hatırlatmıştı. Söyledikleri büyüklerimizin hoşuna gidecek şeyler değildi. Daha seçimler yapılmamıştı. Bakın ne demişti: * Türkiye, ABD''nin Ortadoğu''da eksen ülkesi yapılacak. Bu yüzden güçlenrmesi gerekiyor. *Hortumlama Özal''la başlamadı. Bankaya dayanarak devleti soymak olan aferizm, 920''lerde ortaya çıktı. *Sevr paranoyası palavra. Türkiye hiçbir biçimde sevrin ortamında değil bugün. Türkiye''yi parçalamak isteyen yok. Eksen yapmak istediğiniz ülkeyi parçalayıp da ne yapacaksınız. Bu paranoyayı, 930''a takılıp kalanlar, savaş ortamından çıkar sağlayanlar, saydamklık olursa gücünü ve gelirini kaybetmekten korkanlar sürdürüyor. *Türkiye''yi parçalayacak ortam, bizim kendi insanlarımıza ayrımcı muamele yaparak oluşturacağımız ortamdır. *Amerika demokrasi eksikliğimizi görmezden gelemez. Eskisi gibi Türkiye''de demokrasinin karşısında değil. Ekonomideki şeffaflığın siyasi alana yansıması kaçınılmaz.

Devletin malı deniz

Milli Emlak Genel Müdürlüğü verilerine göre, 81 ilde devlete ait taşınmaz sayısı 2 milyon 182 bin 204. Bunların 2 milyon 36 bin 62''si aktif taşınmaz olarak tanımlanıyor. Aktif taşınmazların da 1 milyon 927 bin 844''ünü tescilli, 34 bin 306''sını devletin hüküm ve tasarrufu altındaki, 73 bin 912''sini de ilişikli taşınmazlar oluşturuyor. Ülkemizde, il başına ortalama 25 bin 136 adet aktif taşınmaz düşüyormuş. Ayrıca devletin mülkiyet anlamında da hükmettiği alan miktarı, 425 bin kilometrekareye ulaşıyormuş. Hazine, Türkiye''nin yüzde 52''lik bir yerinde söz sahibiymiş.

ÖNE ÇIKANLAR