Amerikalı''nın Ulusal Güvenlik Danışmanı var. Başkan bu danışmanıyla (Condoleeza Rice) biraraya geldiği zaman bizdeki gibi bütün gazeteciler kapı önüne yığılıp; Toplantı hâlâ devam ediyor. Yaklaşık 5.5 saat oldu. Çıktılar çıkıyorlar.. Evet bir araba göründü..Galiba İçişleri Bakanının arabası.. diyen muhababirlerin canlı yayınlarına sahne olmuyor. Ya onlar çok önemsiz konuları konuşuyorlar..Ya da ABD önemsiz bir ülke..En azından ulusal güvenlik kaygıları bizim kadar değil. Bizim kadar olsa, bu işi bizim kadar dert etmiş olsalar biz de bir heyetin ayda bir yaptığı işi, görüntüsü itibariyle sıradan sade bir bayana havale etmezler. Onlar da büyük masa yok mu. Yaz kış portakal suyu koyacak kristal sürahiler yok mu.. 7. Uyum paketi ile MGK''nın yapısı değişicekmiş.
Bazılarımız bu değişikliği bağrımıza saplanmış bir hançer gibi görüyor. Eyvah, bundan sonra vatanımız ne olur hesabı.. Bir devlet ya da hükümet başkanının gerekli gördüğü zaman ulusal güvenlik konularını tartışmak için istişare etmek için nasıl toplanacağı, kimlerin katılacağı, ne konuşulacağı, nasıl konuşulacağı kanunla mı düzenlenir. Devlet ya da hükümet başkanı kiminle isterse onunla toplanır, istişare eder, talimat verir, soru sorar, gece toplanır, gündüz toplanır, sabaha karşı toplanır, evde toplanır, uçakta toplanır. Özel törenlere niye ihtiyaç duyulduğunu anlayamıyorum.
Polis
Biz üniter bir devletiz. Federal ülkelerdeki sistemi birebir kopye etmemiz zor ama bir benzerini kendi yapımıza adapte edebiliriz. Elin gavurunda kasaba polisi var, eyalet polisi var, federal polis var. Bunlar ister istemez birbirlerinin denetleyicisi durumunda oluyor. Aralarındaki rekabet de hizmet vermek zorunda oldukları insanların işine yarıyor. Yine ister istemez herkes birbirinin açığını örtmek yerine yanlışını arıyor. Bizde aynı faydayı sağlayacak benzeri bir yapılanma olsa, bugün emir komuta ile teftişle sağlanmak istenen denetim büyük ölçüde doğal yollarla yapılmış olur. Şöyle söylersem daha iyi anlaşılır: Jandarma ile polisin görev bölgeleri farklı. Aynı bölgede farklı işlere bakan iki kurum gibi olsa birbirlerinin denetleyicisi durumunda olurlar.
A! Serdar Turgut''tan:
"Adını ''Minitürk'' koysalardı büyük ihtimalle DGM''de yıllar boyu sürüneceklerdi, o yüzden açtıkları sergiye ''Miniatürk'' demişler." Doğru, Türk''ün minisi olmaz.

