Neşe Düzel, yıllar önce (99)
Şeyh Sait''in torunu Melik Fırat''la konuşmuştu. Bu konuşmadan bazı bölümleri size aktarmak istiyorum. Enteresan bulacağınıza da inanıyorum. -Siz Kürt isyanı başlatan Şeyh Sait''in torunu olduğunuz için küçük yaşta ailenizle sürgüne gittiniz. Evinizi niye terketmek zorunda kaldığınızı merak ettiniz mi? -Küçük yaştan beri kulaklarımız bunlarla dolu. Sürgün yıllarında nenem hayattaydı. Annem, babam, akrabalar hep memleketten bahsederdi. -Anneniz sebebi size nasıl açıklardı? -Takdir-i ilahi denildi. Bizde kine teşvik etmek yoktur. Sebebine gelince bizim ailenin 400-500 senelik bir ruhani sıfatı var. Dedemin muhatap oldukları aileye siyasi bir boyut kazandırmış olsa da
medrese ve tasavvuf halkaları olan bir aileyiz biz. -Siz kaç yaşında Kürt olduğunuzu öğrendiniz? -Çocuk yaşta öğrendim. Biz evde Kürtçe konuşuyoruz, Türkçe''yi de okula gidince öğreniyoruz. -Peki bu ülkenin Kürt bir vatandaşı olduğunuz için Türklerden farklı bir hayatınız olacağını düşündünüz mü? -Benim düşünüp düşünmemem önemli değil, yaşananlar ortada. Bu sistemin garabeti şu: Eğer siz Arap, Kürt, Arnavut, Boşnak Çerkez olduğunuz halde "Ben Türküm" derseniz, Kürtlüğünüzü dile getirmezseniz size bu ülkede en yüce noktalar bahşedilir. Bir süre önce ülkeye başbakan aranıyordu. İleri sürülen isimlerin üçü de Kürttü. Bülend Ecevit, İsmet Sezgin, Yalım Erez.. Kastamonu''da Ecevit''in dedesinin mezarına gidin üzerinde Kürtoğlu Mustafa Bey yazıyor. İsmet Sezgin Kemah''tan Aydın''a gitmiş alevi kürdüdür. Kürtler Kürtlüğünü inkar eden Kürtlere sıpa anlamına gelen caş derler.Tabii ben bu muhterem zevata o tabiri kullanmak istemiyorum. Ama Meclis Başkanı Çetin benim gibi Kürtçe bilir. Dedesi, annesi, babası belki Türkçe bilmez. -Siz Ünlü bir Kürt ailenin torunu olmanıza rağmen Meclise girebildiniz. -Türkiye dış konjonktürün değişmesiyle çok partili sisteme geçti. Mecburi iskan kanununu da kaldırmak zorunda kaldı. Aile olarak itibarımız vardı. Bizim reyimizden yararlanmak için CHP de, DP de "Halka söyleyin bize rey versinler" diyerek geliyordu. Ve bu arada Menderes bizim aileden birinin politikaya girmesini istedi. Yaşımı büyüterek 957''de parlamentoya girdim. - Sizin hayatınıza bakarak nasıl karar vermek gerekiyor? Sürgüne gönderildiğinizi düşünerek Kürtlere kötü mü davranıldı diyeceğiz, parlamentoya girmenize bakarak Kürtlere iyi davranıldığını mı söyleyeceğiz? -Sistem başı, sonu, ortası olmayan serseri mayın gibi. Aslında Türkiye''yi Türkler yönetmiyor. Devşirmeler yönetiyor. Bunlar Osmlanlı devşirmeleri gibi de değil. Ne devleti, ne vatanı ne de Türkü seviyorlar. Bunlar sadece kendilerini ve ceplerini seviyor. Türklerin de Kürtlere karşı hiçbir hıncı yok. Bin sene beraber yaşamışlar. Siyasi, dini, sosyal, ekonomik olarak iç içe girmişler. Türk Kürd''e sen Kürt''sün diyor ve hiç yadırgamıyor. Devlet ise Kürd''ü dışlıyor, sen yoksun diyor. ...Türkiye Osmanlı İmparatorluğunun bakiyesidir. Osmanlı çok dinli ve çok etnik gruplu bir toplumdu. Şimdi sen bu toplumu alıyorsun ve hepsi Türk''tür diyorsun. Evet hepsi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır ve resmi dil Türkçe''dir ve bunlar doğaldır ama hepsi Türk değildir. - Kürt sorununu temelden çözmek için ne yapmak gerekir? -Yeni birşey icat etmeye gerek yoktur. Demokratikleşmek yeterli. Sistemin üç esaslı ögesi var. Zorbalık, talan, yalan. Kim bu üç ögeye sarılıyorsa yücelere çıkıyor. ..... -Bu sorunun çözüleceğine inanıyor musunuz? -Zor.. Hep sil baştan oluyor. Demokratikleşme zor. Türk halkı da sivilleri pek muteber görmüyor. Bu arada tabii Amerika bakalım ne yapacak?
SUYU DEĞİŞTİRMEK
Mesai arkadaşları, içlerinden birinin pis koktuğundan şikayetçiymiş. O ise iddia ediyormuş: Ben her gün yıkanıyorum! Sonra saatlerce süren tartışma.. Yıkanıyorsun, yıkanmıyorsun. Uyanık bir arkadaşı, "Tamam kardeşim, yıkandığına inanıyoruz" demiş; "yıkanma suyunu değiştir."

