Kaydet
a- | +A

Üniversitelerde merkezî yerleştirme ve kayıt sonunda 160.000 kontenjan boş kalmış.

İşin ne hale geldiğini bu sayı gösteriyor. Boşluğu 160.000 olan sistemin geleceğini varın siz tahmin edin. Şimdilik kimse işin sonunun nereye varacağını dert etmiyor. Ben zaman zaman bu eğitim sistemine katliamdan farksız diyorum, aldıran yok. Aileler de kurumlar da bir fasit dairenin içine girmiş... Ağız alışkanlığı misali çocuğunu önce ilköğretime, kurslar ve seferberliklerden sonra eli yüzü düzgün zannettikleri bir liseye, ikinci bir seferberlikten sonra üniversiteye yazdırıyorlar. Sistem bütün sefaletine rağmen her sene kendi mantığı içinde 1.5 milyonun arasından 3-4 bin kişiyi seçip gerisini telef ediyor. 3 bin kişinin dışında mezun olan, mezun olduğunu zanneden insanların akıbeti ile ilgilenmiyor. On binlerce insan kendini diploma sahibi, meslek sahibi zannediyor. Bazı insanlar diplomalarına göre bir iş yapamıyor... O saatten sonra usta çırak ilişkisi ile yeni bir meslek de öğrenemiyorlar. Kamu kurumlarına tutunan tutunuyor, tutunamayan, 5-10 sene daha ailesine, akrabasına, yakın çevresine yük olarak dolaşıyor. Aslında en verimli çağları karartılıyor. Yıllarca herkes kapasite, kapasite diye yırtındı. Önce zannedildi ki, liseyi bitiren her gence üniversitede okuma imkânı verilse bu dert bitecek. Herkesi, olmasa da önemli bir kısmına bu imkân tanındı. Eskiden hiç olmazsa her yüz gençten 15''i 20''si ziyan oluyordu.

Şimdi yarıdan fazlası ziyan oluyor. Hâlâ konuyu masaya yatıran yok. Reçeteyi kabullenmeye hazır bir kitle de yok. Bugün hangi aile her yüz gençten 5''inin doğru dürüst bir üniversite eğitimi almasına, kalanların ilköğretimden sonra usta çırak usulü bir işe yerleşmesine razı olur. Kimse yüzde 95''e dahil edilmeye razı değil. Aslında problem mavi boncuk dağıtmaktan kaynaklanıyor. Yüzde 5''lik makul oran şişirilerek bu hale getirildi. Değişen ne oldu? Okuma çağındakilerin yüzde 5''ini alıp, kalanlara, "siz başınızın çaresine bakın, bir işe girin, meslek sahibi olun, pazarcı olun, tamirci olun, tüccar olun, çiftçi olun" demek yerine 12 yıl daha oyalayıp güya üniversite mezunu yapılıp iş işten geçtikten sonra başınızın çaresine bakın, deniliyor. Artık vakıf üniversitelerinden de ümitli değilim. Hem yüksek okuldan farksızlar hem de hareket noktaları üç beş kuruş parası olup o diplomayı prestij zanneden aileleri tatmin etmek için kurulan yerler gibi görünüyor bana. ... Bu saatten sonra düzeltmek de zor. Önce iyice dibe vurması, devlet üniversitelerinin bile bırakın imtihanı ilanla reklamla öğrenci arar hale gelmesinden sonra düzelme başlar. Birkaç sene sonra birkaç üniversite dışında hiçbirine kimse dönüp bakmaz.

ÖNE ÇIKANLAR