Çok değerli devlet ve hükümet büyüklerim,
...... Eskiden arzuhalciler dilekçelerine böyle başlarlardı. Devletin yüce katı, Vilayetin çatı katı... O zamanlar bugünkü gibi kurullar yoktu. Olsaydı BDDK, EKO, CFİ yüksek katına da denilirdi. Yine o yıllarda bu millet henüz koalisyonlarla da tanışmamıştı. Liderler zirvesi yapılmıyordu..Yapılsaydı mutlaka dilekçelere aksederdi. Liderler zirvesi yüksek katına.. ........ Bana öyle geliyor ki yüksek katların bizden sakladığı birşeyler var.
Sağır sultan bile duydu.. Bizde adettir sağır sultanın bile duyduğu şeyler gizlenir, küllenir, geçiştirilir. Çok radikal kararlara ihtiyaç var. Bu karalar ne zaman alınacak? Belki size bir soran olmamıştır ben sorayım: Son altı yıldır kamu bankalarının özelleştirilmesi hükümet programlarında yer aldığı halde bugüne kadar niye özelleştirilmedi? Özelleştirilemedi ise niye kapatılmadı? Bütün formüller ayak sürtmeye yönelik.. Özerkleştirme denildi, geçiştirildi, üst kurul denildi geçiştirildi.. Şimdi neyi bekliyorsunuz. Binlerce şube, onbinlerce personel, 20 katrilyon açık.. Bugün değilse ne zaman? Bankaları hep borç toplama merkezi olarak kullandınız, o kapı da kapandı.. Bunları yeni düzene uydurmak için neyi bekliyorsunuz? Bari giderayak şu iki işe merhem olun da hayırla yadedilme kapınız açılsın. Kamp kurun, geceleri evinize gitmeyin, ne yapılacaksa yapın, hangi kanun çıkarılacaksa çıkarın, neresi kapatılacaksa kapatın, neresi satılacaksa satın.. Yapamayacaksanız vakit kaybetmeden çekilin. Yapılacak işleri biraz daha geciktirmenin maliyetini biz ödüyoruz. Şimdi öylesini böylesini (veya hızlı treni) tartışacak zaman mı? Çıkmış bir aklıevvel, devletin arsasını satamazsınız diyor. Devlet kimin? Borç kimin? Devletin arsası satılmaz, ama üzerine gecekondu yapılır. Devletin bir milyon lirasını almak suçların en büyüğüdür ama 20 milyar dolarını batırmak görev zararıdır. Tasarruf fonundaki paranın üstüne yatmak hizmettir. Televizyonuna 12 bin kişi doldurmak milliyetçiliktir. Meclise 5500 kişi doldurmak demokrasiye önem vermektir. .... Yüce büyüklerim! Farkında mısınız bilmiyorum. Artık söylediklerinize inanmıyorlar. Böyle giderse yakın zamanda kefilsiz iş yapamayacaksınız. Ankara sizi uyuşturuyor.. Çalışmalarınızı birkaç ay Ankara dışında yürütün. Ankara''da yaptığınız yoğun mesainin çekimlerini gelin İstanbul''da seyredin.. Acıklı manzarayı siz de göreceksiniz.

