Kaydet
a- | +A

Biz Çin malı görünce kendimizi nasıl avutuyoruz? Çin malı deyip geçme abi. Bildik bütün büyük markaların orada üretimi var abi. Bak, elindeki telefon bile orada üretiliyor. Televizyon öyle değil mi? Standardını sen koyuyorsun. Bana 300 liralık yap, diyorsun adamlar 300 liralık yapıyor.. Bana 500 liralık yap diyorsun adamlar 500 liralık yapıyor. Sen paradan haber ver.

Akla gelen hemen her türlü Avrupa ve ABD markasının Çin'de üretileni var, yadırgayanı da yok. Sanki hayatın doğal bir akışıymış gibi kabul ediliyor.

Bu konuyu bilerek, anlayarak konuşmak başka bir şey.. Tüketici cephesinden bakıp işin bir de bu yönü var, demek başka bir şey.

Mesela bende takıntı var. Çin'de her şey yapılır ama oto lastiği yapılmaz (yapılamaz) diye düşünüyorum. Avrupalının teknolojisi olsa da yapılamaz, diyorum. İnsan bazen takıntılarla kendini avutur, mutlu olur.

25 senedir otomobil lastiği alıyorum. O işin biraz da meraklısıyım. Bir lastikçi kadar detaylarını biliyorum.

Dün bir şey fark ettim, biz son günlerde kızıyoruz, bizi kızdırdılar veya biz onları kızdırdık ama otomobil lastiği yapmak Almanların işi.

Uzak Doğulu o işi yapamaz. Onlar radyo, TV, bilgisayar vs. yapsın. Kopyalasınlar, ucuza üretsinler.. Ne yaparsa yapsınlar ama lastik işine girmesinler.

Uzak Doğu teknolojisi ile üretilen yerli lastik de olmaz, demeyeceğim. İddialı olur, tüketici ve lastikçi bilgisi yetmez.

Bu keyfe keder iş yapan tüketicinin takıntısı. Kamyonuna, traktörüne, otobüsüne lastik alan.. Maliyet hesabı yapan, nerede ucuzunu bulursa oradan alan insanlara anlatılacak konu değil.

Son yıllarda çok yaygınlaşan kiralık şirket araçlarını kullananlar da dert etmez. Lastik mi lastik. Kuralı belli mi belli. Yol sesini içeriye ne kadar aktarıyormuş, ne kadar sessizmiş, daha sessiz ve yumuşak olursa ne olurmuş, ıslak zemindeki performans nasıl ölçülürmüş, hem ıslak hem kuru zeminde iyi netice almanın yolu neymiş, aradığı neymiş vs. Bunlar o kitlenin konusu değil.

Türkiye şartları o kitle için zamanında lastik değiştirmeye imkân vermiyor. Kaplatanı var, erteleyeni var.. Facialardan sonra can taşıdığı için otobüslerde biraz daha dikkat ediliyor ama kamyonlarda zor. Katı kurallar koymak da zor, boş bırakmak da. Gerekçesi ne olursa olsun kendi güvenliğini dert edemeyen adamı sıkı denetimle kısa zamanda hizaya sokmak mümkün değil. O adamın değil toplumun standartlarıyla ilgili. 20 sene öncesine göre herkes çok şey öğrendi. "Düşe kalka öğrendi"nin ötesinde refah seviyesinin artmasıyla ilgili.

Şimdi bu konuya neden takıldığımı söyleyebilirim.

Dün birkaç senedir kullandığım aracıma Alman lastiği taktım. Sessizliği ve yol tutuşu beni etkiledi. Bu iki şeye tesir eden çok faktör var, tamam ama aynı standartlarda (aynı hız endeksi, aynı yük endeksi, aynı ortamda kullanılmak üzere) üretilmiş, üretildiğini zannettiğimiz lastikleri mukayese ederek  söylüyorum.. Bu işi şimdilik Almanlara bırakmak lazım.

Bilmiyorum ayıp ettim mi? Büyüklerimiz Alman araçlarından inmiyor.. Kiralık araç kullanan belediyeci küçüklerimizin tercihi de Alman.. Ben hepi topu 4 lastik aldım. Bir de takdir ettim, o kadar.

...

Tabii ki, Cumhurbaşkanı kim olacak abi konusu daha önemlidir. Önemsiz konularla uğraşmak Türk'e yakışmaz. Türk önde Türk ileri..

Saygılar.

ÖNE ÇIKANLAR