Kaydet
a- | +A

940''lı yıllarda Eminönü''nde gündüzleri iki tane özel otomobil olurmuş... Birisi sabuncu Hacı Şakir''in.. Öbürü şekerci Hacı Bekir''in.. O devirde bina yapanlara alt katını otoparka ayırmasını teklif etselerdi adam şaşırırdı herhalde.., "Hacı Şakir''le Hacı Bekir''in otomobili için ben niye park yeri yapayım" derdi. 40''lı yıllarda seyr-ü sefain idaresi kuruldu. Yine ilk memuru Sirkeci''de vazifelendirdiler. O tarihte şoförlük yapanlardan hayatta olanlar var. Ben birisini dinlemiştim.. "Sirkeci''ye inerken beni biri durdurdu, ben seyr-ü sefain memuruyum.. Bundan sonra ben dur deyince duracaksın.. Geç deyince geçeceksin" demiş.. Türkiye bir on yıl da öyle idare etmiş. Yarınları hesap edememiş. Motorlu araçlar belli bir sayıya ulaşınca bir de fenni muayene istasyonları kurmuşlar.. Hesabı da kolay yapmışlar.. Onbin araç.. 60 tane muayene istasyonu.. İki yılda bir muayeneye gelseler istasyon başına günde iki/üç araç düşüyor. Onu da enine boyuna muayene edersin. Derken sayı milyonu geçmiş.. İstasyon sayısı aynı.. Kafa aynı, mühür aynı. Onların dediği gibi muayene ettirmeye kalksan iki gün sırada beklemen lazım. Türk gibi muayene ettirsen rüşvet vermen lazım. Muayene deyince önemli birşey zannetmeyin.. Ruhsatın mühürlenmesi demek.. Bir yerine baktıkları yok.. Bakmaya imkanları da yok. 30 yıldır aracı olan herkese bu eziyeti çektiriyorlar. Kimsenin aklına 50 yıllık düzeni değiştirmek, bu işi servislere vermek gelmiyor. Yılda iki defa baskın yapıp rüşvet verenleri enseliyorlar.. Sonra yine devam. Neymiş muayene imiş. Muayene dediğiniz ne peki? İmza, mühür, harç, makbuz, bir günün feda edilmesi.. Kimin işine yarıyor.. Birileri geçinmiş oluyor. Her işimiz böyle.. Mevzuat Hacı Şakir''le Hacı Bekir''den başka kimsenin otomobili olmadığı devirlerden kalma. Allah''tan Adriyatik''ten Çin Seddi''ne kadar gitmek isteyenlerden ikametgah senedi istemiyorlar.Her Türk canı sıkıldıkça gidip gelebilir.

Büyük olsun ki Bora Koçak Kia''nın Marka Direktörü... Otomobil sektörünü anlatıyor, hedeflerini anlatıyor, neler yaptıklarını, neler yapacaklarını..Anlattıklarının içinde satır aralarına sıkışmış güzel şeyler var: "Türkiye''de herkes alabileceğinin bir üst sınıfında otomobil almaya çalışıyor. Herkes birşeyler biliyor. Siz müşteriye birşeyler anlatırken o da size anlatıyor. Mesela adamın 15 milyarlık bir otomobil alacak gücü var.. Borca girip 30 milyarlık alıyor. Çünkü otomobil önemli bir etiket olarak görülüyor Türkiye''de. A sınıfı otomobillerin Türkiye''de başarısız olmasının en büyük sebebi bu. ''Otomobili bile ufacık adamın, ne olur ki bundan'' gibi bir bakış açısı var. Batı Avrupa''da ufak otomobil kaynıyor. Ama Türkiye''de herkes mümkün olduğunca büyük, mümkün olduğunca fazla benzin tüketen ve pahalı bir otomobil olsun telaşında." Bu telaşın sebebini en iyi kim anlatır.

ÖNE ÇIKANLAR