Kaydet
a- | +A

Kemalettin Tuğcu''nun hikâyeleri hâlâ satılıyor mu? Şimdiki çocuklara deneme kabilinden okutmak lazım. Çoğu gülüp geçer. Her hikâyede "oku da adam ol"un altı çiziliyordu. Çoğu hikâyede kötü bir üvey anne vardı. Çocuk üvey anneye rağmen hem çalışıyor, hem okuyor doktor olduğu gün hayatı kurtuluyor. Mühendis olduğu gün hayatı kurtuluyor. Üvey anne de eninde sonunda çocukla karşılaşıyor. Bir de ne görsün, çocuk bahçeli müstakil bir evde oturuyor. Otomobili var. Mezun olalı da bir sene olmuş. Şimdiki hikâyelerde yetim çocuklar nasıl kurtarılıyor? Doktorluk, mühendislik kesmez.. Kasabadaki bir çocuğun.. Kenar semtlerdeki bir çocuğun.. Okulu bitirdikten sonra tezgahı hazır olanlar dışında kalanların mesleğe dayalı bir hayali kalmadı. Hangi işi yapacak da üvey annesini şaşırtacak? Ben olsam hikâyemin yetim kahramanını büyük şehirlerin yakınındaki ilçelere ya da beldelere belediye başkanı yaparım. Bugünlerde en garantili iş bu. Şatafatı da var imkânı da. Kendini hazır kurulmuş düzenin içinde bulur. Adapte olması kolay olur. Ayakları yerden çabuk kesilir. Üvey annesi ile karşılaşmasının, "bak ben nerelere geldim" demesinin bir anlamı olur. Okuyarak adam oldu, hayatı kurtuldu denilebilecek bir meslek kalmadı. Bizim millet için "hayatı kurtuldu"dan kasıt bol para kazanmak.. Ne iş yaptığının önemi yok.

>> Şahit Yalancı şahitler kahvesi varmış.. Adam gitmiş bu kahveye.. bir borç hikâyesi için şahit lazım demiş. Parayla şahitlik yapacak olan atılmış. -Abi daha ödemedi mi o şerefsiz? Şahit arayan; -Borçlu benim, deyince.. Yalancı şahit adayı; -Kaç defa ödeyeceksin be abicim, demiş.

ÖNE ÇIKANLAR