İlginç adam nasıl olunur? Mesela ben öyle birini tanıdım. Çay isterdi. Çayını getiren, sehpa gibi elinde tabağı tutardı, öbürü bir yudum alıp bardağı hizmetlisinin elindeki tabağa kordu. Keyf alırdı adam bundan. Hizmetli eli mahkum oradaydı. O zamanlar vicdani ret gibi fanteziler yoktu. Sonra Türkmenbaşı''nı duydum. Bakanlardan birine kızınca, "seni bu görevden aldım, git filan yerde santral memuru ol" diyen başkanı. Öyle her bakana da demiyor.
Ulaştırma bakanını bu işe veriyor. Arama motorlarına Saparmurat Türkmenbaşı yazınca kararlarının çoğu karşınıza çıkıyor. Altındişi yasakladım. Her vatandaş dişleriyle kemikli et sıyıracak, annemin doğum gününü önemli gün ilan ettim. Bana en az yalakalık yapan medya kuruluşuna ödül vereceğim. vs. Adam aynı yetkilerle bizim devlet başkanımız olsa, bir gün beni çağırıp, "bugün de kararları sen ver" dese.. Ne güzel görevlendirmeler yaparım. Alemdaroğlu''nu ordu komutanı yaparım mesela. Bazılarını bölük başçavuşu.. Bazılarını posta dağıtıcısı.. Bazılarını depo bekçisi.. Bazılarını taksici.. Bazılarını mübaşir..Anlı şanlı adamların mahkeme koridorlarında bağırdığını düşünün.. ... Erol Aksoy, işyerlerinde kahverengi elbise giyen çalışan istemezmiş. Gözüne çarpan olursa, "atın bunu" dermiş. Yine medya sektöründen çekilen bir patron, çalışanlarından birini kilolu görürse, önce müddet verir, göbeği eritemezse, "bunu gönderin" dermiş. ..... Aleni diktatörlükler her zaman daha ehvendir, hatta sempatiktir, en kötüsü örtülü diktatörlük.. Çetrefil mevzuatla, kolektif eziyet..Çin işkencesi gibi..Elin kolun bağlı sırt üstü yatarken, ya da otururken yukarıdan pıt pıt düşen damlalar kafatasını matkapla delmekten daha çok acı verirmiş. Belki de bu mukayese Türkmenbaşı''nı benim için sempatik bir adam haline getiriyor. Kastro bir gece kalkıp sizin eve gelse, ne yapacaksınız.. "Vay! Namussuz diktatör, defol!" mu diyeceksiniz. Ben size yapacağınızı söyleyeyim. Çok sempatik bulacaksınız. İçeri buyur edeceksiniz..El kol hareketleriyle, yarım yamalak ingilizce kelimelerle konuşmaya çalışacaksınız.. Adam diktatörlüğün maskotu gibi.. Örtülü diktatörler adamın eline su dökemez.
Şip-şak Ani kararlar güzeldir. Hurda indirimini yarıya düşürmek gibi..Herkes eski tarifeden tedarikini yapmıştır, hurdaları toplamıştır, bağlantılarını kurmuştur..Siz bir gecede tarifeyi yarıya indirirseniz şaşırıp kalırlar. Devlet şaşırtan olmalıdır!. Sürpriz yapmalıdır. İki gün sonra eski tarifeye dönersiniz, o da güzel bir sürpriz olur.. Nasreddin Hocanın eşeğini bulması gibi.. Filan tarihten itibaren denilip süre verilseydi..Piyasa yumuşak geçiş yapsaydı..İnsanlar şaşırmazdı.. Tadı da olmazdı.

