Ben tv dizilerini eskiden beri önem-serim.
Erhan Göksel''in güzel bir sözü vardı. Televizyonlar, dizileri gerçek hayat gibi, gerçek hayatı diziler gibi veriyor, derdi. ... Encümeni Daniş adını eskiden beri duyardık, laf aramızda ben azıcık önem de atfederdim. Son olaylar vesilesi ile nasıl toplandıkları, konuları nasıl ele aldıklarını, kimlerin katıldığını, konuşulan ve tartışılan konuların kime arz edildiğini vs. öğrendik. Hayal kırıklığına uğradım. Yine son olaylar vesilesi ile aynı düşünce kuruluşunun 99''da zamanın cumhurbaşkanı Demirel''e bir arzı var..O metinde ele alınan konulara bakınca ikinci defa yıkıldım.
Bu yüce heyet, önemli zannettiği konularla uğraşacağına, -vakitleri de bol- oturup dizi seyretse..seyrettiği dizilerle ilgili not tutup tavsiyelerde bulunsa daha büyük bir hizmet yapmış olur. ... TV dizilerinin kuralları olmalı.
Bu kuralları onlara hatırlatacak mekanizmalar yahut kanallar olmalı.
Bu sansür değildir. Çoğu dizide geçim sıkıntısı çeken insan yok. Kötü bir arabası olan yok. Maşallah hepsi son model araçlara biniyor. Hepsi mükemmel evlerde oturuyor. Hepsinin mutfakları çoğu insanın hayallerini süslüyor. Gerçek hayat yok orada. O dizilere bakarak paranın nasıl kazanıldığına dair fikir edinmek mümkün değil. Orantı da yok. ... Gerçek hayatta adam 38 yaşında. Maaşı 1200 lira. Ev kirası 450 lira. Bu 450''nin üstüne doğalgazı, suyu, elektriği, koyduğunuz zaman 700 lira ediyor. Kalanı ile geçinecek. Yol parası verecek. Dizilerde böyle bir kahraman yok. Diziler bu adamı mutlu edecek kahramanlar bulmalı. Ona bakıp, "benim durumum bundan iyi" demeli.. Encümeni Daniş üyesi büyüklerim tv seyretsin, dizi formatlasın..Yukarıya (yukarıda kim varsa) dizilerle ilgili arzda bulunsun.

