Biliyorum, hiçbir şey dinleyecek halde değilsiniz. Ama yalan, ama doğru ,ama yamalı son balyoz haberlerinin dozu biraz fazla geldi.
Herkesin kafası bulandı. Her kafadan bir ses çıkıyor. Genelkurmay Başkanı da bir toplantı vesilesi ile diyor ki, "Yahu insaf edin Allah Allah diye hücum eden bir ordu hiç cami bombalar mı?" İlginç bir ikna metodu. Ama kamuoyu ikna olmak istemiyor ki.. Şartlanmış.. Veya şartlandırılmış. Siz gürültüler arasında gözden kaçırmışsınızdır. Resmî açıklamadan çıkan sonuç şu: "Evet metinlerin bir kısmı doğru. Bu metinler senaryo tartışmaları sırasında kaydedilmiş. Sonra onlara akıl almaz yamalar (ilaveler) yapılarak kamuoyuna sızdırılmış. Yamalar reddedildiği için ayıklıyorum. Hücum ederken Allah Allah diyen bir ordu cami bombalayamayacağı için cami bombalanacak, müze basılacak gibi saçma metinleri de ayıklıyorum. İstanbul''un üstüne çöker, valiymiş, başkanmış, hakimmiş, savcıymış tanımam paragrafı ses kayıtlarında olduğu halde, "evet böyle bir cümle maalesef var" denilmediği için onu da çıkarıyorum. Harekat Başkanı''nın el yazısı ile, "mail grupları oluşturun, bu iktidar için Hitler benzetmesi yapın" notlarını da ayıklıyorum. Resmî açıklama ile "doğrulanan metin" üzerine bir soru sormak istiyorum. O metinlerde hükümet başkanı için çirkin ifadeler kullanılıyor.
Diyeceğim ki çağırın onu söyleyin, gibi. Düşmandan bahseder gibi. Sanki bir düşman ülkenin hükümetinden söz eder gibi. Sadece bu üslup için bile "utanmıyor musunuz?" denilebilir. Acaba böyle bir soru da asimetrik psikolojik harekât kapsamına girer mi? Darbe teşebbüsünden, suçtan, yargılamadan, bahsetmiyorum. Tamam..Hiçbiri yok. Ama senaryo da olsa, rutin seminer de olsa, hayali bir tehlikeye karşı tedbir almak için yapılan çalışma da olsa çirkin bir üslup var. Hem vatandaşa karşı..hem hükümete karşı. Bu kayıtlarda da var. Diğer her şeyi yok sayıp, yalan sayıp, düşman metni sayıp doğrulanan ve ses kaydı olan metindeki ifadeler bile vahim..Üslup vahim. İşin bu tarafına kimse takılmıyor. Türk ordusu cami bombalar mı sorusuna düğümlüyorlar herkesi. Tamam..Bu metnin yalan olduğunu, iftira olduğunu kabul ettik. Sizin kabul ettiğiniz metindeki aşağılamalar ne olacak? Aşağılayan komutanın maiyetinden biri kendisi için aynı ifadeleri kullansa..ses kaydı ortaya çıksa onu görmezden mi geleceksiniz. Bu soruyu ekranlarda da kimse o emekli generale, bilgilendirme toplantısında genel sekretere sormadı. Şüpheli metinler için soruşturma sonucunu bekleyelim..Bu kadar peşin hükümlü olmayalım. Ama doğrulanan metinlerdeki bu çirkin üsluba inandırıcı bir mazeretimiz olmalı.

