Kaydet
a- | +A

Türkiye bir dönem dürüst adam arama hastalığına yakalanmıştı. Dürüst adamların yaramıza merhem olacağı zannediliyordu. Dürüstlüğün ne olduğunu açıkçası çok da bilmiyorduk. Zaten kimin dürüst olduğunun kararını biz vermiyorduk. Son krizde elimizdeki en dürüst adam Tantan''dı. Öyle diyorlardı. İkinci dürüstümüz Temizel''di. Dürüst Tantan ara sıra ekranlara çıkar, birşeyler anlatırdı, ben de uyanık geçinen birisi olarak ne anlattığını özetlemeye yeltenirdim, elimde dört başı mamur iki cümle kalırdı. Üçüncüsü yok.. Yahu bu dürüst adam ne diyor, belli değil.. Zaten tam anlaşılmıyordu. Zor anlaşılmasında bile hikmet arar hale gelmiştik. Efendim mesaj veriyor, efendim şifreli konuşuyor.. Efendim o kadar dürüst ki.. Aklımda kalan tek cümlesi nüfuz ticareti yapanlar.. Bir de cümlelerin arasına sıkıştırılmış, milli, global, parayı takip etmek.. Ardı yok. Dürüstlük adına kurulan partinin son seçimlerdeki oy oranı (0,)''den sonra ifade ediliyordu. Kamu hizmeti görenler dürüst olması ne işimize yarar? İstanbul trafiğinde dolaşan toplu taşıma vasıtalarının sürücülerini kamu yöneticisi gibi düşünün.. Ve farzedin ki, bir kısmı dürüst, bir kısmı da değil. Bazıları da çok dürüst.. Toplu taşıma araçlarından istifade edenler için değişen olur? Dürüstlerin aracında daha mı rahat ederler. Daha mı çabuk ulaşırlar. Daha mı az tedirgin olurlar. Aslında hiçbir şey değişmez. Dürüst de o hercümerç içinde akıp gidecek.. veya gelecek.. Namussuz da. Dürüstlerin emniyet şeridi gibi özel bir şeridi yok. Önemli olan trafik düzenidir, kurallarıdır, kuralların sahiplenilmesidir.

İstanbul trafiğinde kurallara birebir uyma iddiasında olanlar sistemi bile kilitlerler.

Sendika başkanı Abi bir sendika başkanı var, medya takip merkezi gibi maşallah. Her gün mutlaka bir maili gelir. Filanca bir yazı yazmıştır, bizimki hemen bir açıklama gönderir. Yazıyı yazana gönderdiği açıklamayı mail grubundaki diğer isimlere de geçer. Falanca dün böyle demiş, bizimki de bu vesileyle kendi görüşlerini açıklama ihtiyacı duymuş. Yılda üç , beş, onbeş değil.. İki günde bir açıklama. "Bu vesile ile görüşlerimi açıklama ihtiyacı duyuyorum" diyerek başlayan yazıların hiçbirisinde başkanı olduğu sendikanın ilgi sahasına giren birşey yok. İlk zamanlar biraz hoşuma gider gibi olmuştu. Bana bir sendika başkanının duyarlılığı gibi gelmişti. Biraz zaman geçince garibime gitmeye başladı. Çaya çorbaya limon misali, herkesin her söylediğine laf yetiştirmekten diğer işlere vakit kalıp kalmadığını merak etmeye başladım.

ÖNE ÇIKANLAR