Yılbaşında piyasaya bir kitap çıkacakmış: Türk Siyasetinde Sancılı Yıllar Bu kitabtan aktarılan pasajlara göre, 60 ihtilalinden sonra kurulan Adalet Partisini İsmet inönü kurdurmuş. yeni kurulan parti başkanları ve kitaba göre, yarı açık yarı gizli teşkilatın başkanı Cevdet Sunay, Çankaya Köşkünde, Cemal Gürsel''in huzurunda toplanmışlar. Seçimi ne zaman yapalım, meclisi açalım mı konusunu istişare edeceklermiş. Toplantı öncesinde Sunay, Gümüşpala''ya serzenişte bulunmuş: Sunay: "Paşam , her ağzınızı açışınızda şerefli meslek hayatınızdan, 46 yıllık geçmişinizden sözediyorsunuz. O halde siyasi parti kurup bu kuyrukları niçin başımıza topladınız?" Kuyruk dediği Demokrat Parti seçmeni.. Gümüşpala: "Aslında benim parti kurmak gibi bir niyetim yoktu. Cumhurbaşkanımız beni çağırdı, benden Demokrat Partilileri tek çatı altında toplayacak bir parti kurmamı istedi." Bunun üzerine Sunay, Cemal Gürsele dönmüş: "Paşam bunlar neler söylüyor?" Gürsel paşa: "Doğru söylüyorlar" demiş; "bu şekilde hareket etmemi bana İsmet Paşa telkin etti" ... Bundan 25 sene önce olsaydı, bu satırları okuyunca benim ağzım açıkta kalırdı. Bugün hiçbir şey ifade etmiyor. Zaten değişen ne var? Ondan önce de aynı şeyler olmuş. Serbest Fırka kurdurulmuş, zavallı seçmen.. CHP''ye alternatif zannedip hücum edince kapatılmış. Serbest Fırka''yı kuran da hatıralarında (İş Bankası, Fethi Okyar''ın Anıları ismiyle yayınladı) aynı şeyi anlatıyor. "Beni çağırdılar, böyle böyle bir parti kuracaksın ve bize karşı olacak dediler..kurdum "diyor. 70''ten sonra da aynı şeyler olmuş. Hesaplar her zaman birebir tutmamış. Ama müdahale ve kontrol hep olmuş.
Biz hep seçmişiz, sevinmişiz, üzülmüşüz, birine küsüp öbürüne doğru koşmuşuz, birini öbürüne şikayet etmişiz.. Hâlâ aynı üslubumuz devam ediyor.
Zaman zaman, bize ne, kimi seçerlerse seçsinler, ne yaparlarsa yapsınlar, derken dönüp dolaşıp bütün yolların aynı kapıya çıktığını kastediyordum. .. Tabii yıllar geçtikçe ilkel usullerle müdahale ve kontrol etmenin eskisi kadar kolay olmadığını kabul etmek lazım. Artık günümüzde üç beş kişinin bir yerde toplanıp şunu şöyle bunu da böyle yapalım veya yaptıralım demesi yetmiyor. Daha çetrefil hesaplara ihtiyaç var. Bizde de o çapta ne hesap uzmanı var ne de imkan.

