Kaydet
a- | +A

Yeniler "kısır döngü" diyor. Beş tane fareyi almışlar.. Büyük simit şeklinde cam bir kabın içine koymuşlar. Koydukları yeri tahayyül edebilmeniz için tarif etmek lazım. Şeffaf, yuvarlak bir flüoresan lâmba düşünün. Ortadan ikiye açılabiliyor, içine fare konulabiliyor, fare geriye dönemiyor ama isterse içinde dönüp duruyor. Hareketleri dışarıdan seyredilebiliyor. Sonra seyretmişler. Hiçbiri kıpırdamadan konulduğu gibi durmuş. Sonra en arkadakinin kuyruğuna küçük bir mandal takmışlar..Bu mandal arkadakinin kuyruğunu biraz acıtınca can havliyle önündekinin kuyruğunu dişlemiş ve bırakmamış. Önündeki önündekinin, önündeki önündekinin.. Manzara şu: Cam labirentin içinde beş fare, kuyrukları bir diğerinin ağzında, arkadakinin kuyruğunda da mandal takılı.. Dönüp duruyorlar. Onlar dönerken en arkadakinin kuyruğundaki mandalı çıkarıyorlar.. Mandal çıkarılınca mandal çıkarılan ve diğerleri önündekinin kuyruğunu bırakıyor. Biraz sonra tekrar takıyorlar.. Aynı sonuç: Hepsi önündekinin kuyruğunu dişleyip mecali tükenip düşünceye kadar dönüyor. Bu deneyi yapanlar bu sonuçla nereye vardılar bilmiyorum. Evvela adı güzel, fasit daire deneyi.. Benim için ikinci güzel tarafı ülkemizdeki yapıya benzerliği.. Biz de dönüp duruyoruz. Ya mecalimiz tükenip çökeceğiz, ya da biri merhamet edip en arkadakini inciten mandalı çıkartacak..

GAYRİ-İHTİYAR

"Ben gençliğin ne demek olduğunu bilirim ama siz yaşlılığın ne olduğunu bilmezsiniz" demiş düşünür. Ömrü olanların eninde sonunda göreceği bir dönem... ..... İstiklal madayalı 3 gazimiz kalmış hayatta... -Bilinen- sadece 3!.. Televizyonun insanları esir almadığı dönemde, gece 24.00''teki radyo haberlerinin değişmez cümlesiydi: "İstiklal Savaşı gazilerinden filanca, Erzincan''ın Kemah ilçesinin bilmem ne köyünde öldü." Halen devam ediyor mu bu haberler, bilmiyorum. ..... Madalyalı 3 gazimiz kalmış. Üstelik 3 asrı gören 3 gazi... 1800''ler, 1900''ler, 2000''ler... Bu insanların savaşta ne yaptığı önemli değil; bir vefa borcu olarak, geleceğe de örnek olması bakımından, bu 3 insanın özenle korunup kollanması gerek bence... ..... Ne yapılabilir bilemem... Ama, bir Türk gazi 300 milyonun altında maaş alırken, onun "denize döktüğü" karşı taraftan bir Rum "savaş emeklisi" milyarın üstünde maaş alıyorsa... En azından bunu düzeltmek lâzım!

ÇOCUKLAR

Hayal bu ya; halim vaktim yerinde olsaydı, Bingöl''de enkaz altından çıkarılan çocukları toplar, bir uçağa bindirir, İstanbul''a getirirdim. Deniz... tarihi mekanlar... camiler... tuttukları futbol takımları... televizyon stüdyoları... gezdirir, götürürdüm. Yaşadıkları ağır travmayı üzerlerinden atmalarına katkı olurdu, belki... Hali vakti yerinde olan birileri bizim gibi düşünüp yapmış bunu...

Teşekkür etmek lazım.

ÖNE ÇIKANLAR