Esnaflar için insan sarrafı derler. Sarraflıkları nereden geliyor, hergün yüzlerce insanla karşılaşmaktan, farklı tipleri tanımaktan, biraz yanılmaktan, biraz tutturmaktan vs. Eskinin karakol amirleri için de aynı şeyi söylerlerdi. Ben adamın yüzüne baktım mı künyesini çıkarırım muhabbeti. Sarraflık benim de epeydir ilgimi çekiyor ama henüz insanların yüzüne bakıp künye çıkaracak hale gelemedim. Yüzyüze olmasa da bir başkasıyla konuşmasını dinlemem lazım. Birisiyle telefonda konuşurken seyretmem lazım. Arabaya binerken, inerken, birisine selam verirken..Yaptığı işi anlatırken dinlemem lazım. Sonra isabet kaydedebiliyorum. Bu adam bu işi yapar, yapamaz, işinde başarılı, değil, sıkıntıları var, evinde huzurlu, işyerinde seviliyor, sevilmiyor,
Sait Faik''in bir hikayesinde okumuştum. Hikayenin kahramanının şöyle bir merakı vardı: Lokantada, meyhanede, kahvede, hiç tanımadığı adamın karşısına oturup tahminde bulunuyordu. Bu adam muhtemelen muhasebeci.. İşleri iyi..lise mezunu..Çocuğu ile başı birazcık dertte..vs. Tahminlerini bir kenara not edip adamla tanıştıktan ve yakınlık kurduktan sonra öğrendikleri ile tahminlerini karşışlaştırıp, tam isabet sağlayınca mutlu oluyordu. Tutturamadığı zaman yanılma sebeplerine kafa yorup yeni bir işe koyuluyordu. Benim merakım Sait Faik''in kahramanından biraz farklı. Kendisini anlatan, işiyle ilgili konuşan, bir hatırasını anlatan, bir konuda ahkam kesen, büyük mağazada müşterisine dert anlatan, işyerindeki bir problemi özetleyen, maiyetine talimat veren, insanları seyredip konuşmasına şahit olunca tahminde bulunabiliyorum. İşten anlayıp anlamadığını, başarı durumunu, doyuma ulaşmış bir insan olup olmadığını söyleyebiliyorum. Karın doyurmuyor ama isabet kaydedince insan mutlu oluyor.
Kuzey Kore Kuzey Kore''de yönetim radyo ve televizyonları teknik müdahalelerle kontrol altında tutuyor. Ayrıca telefon sistemi de uluslararası dolaşımdan koparılmış durumda.
Kuzey Kore, dünyanın en yalıtılmış ülkesi. Kuzey Koreliler yabancı gazete ve dergi edinemiyor. Radyoları devletin denetiminden geçmiş ve yalnızca devlet radyosunu almaya ayarlı. Aynı şekilde Korelilerin televizyonları da düzenlenmiş durumda; komşu ülkelerin yayınlarını çekmiyor.
Kuzey Kore telefon sisteminin yurtdışı bağlantısı bulunmuyor. Bütün bu şartlar, Kuzey Kore liderliğinin dilediği gibi propaganda yapmasını mümkün kılıyor. Büyük önder Kim İl Sung ve şu anda yönetimde olan oğlu Kim Jong İl''in tüm dünyadan saygı gördüğü düşüncesi yayılmaya çalışılıyor.
Diğer yandan Kuzey Kore''nin düşmanlarla çevrili olduğu, yoksulluk, açlık, elektrik kesintileri gibi ülke sorunlarının, hep bu düşmanların işi olduğu ifade ediliyor. .... Bu satırları okuyanların ilk tepkisi şöyle oluyor: Vah, vah, vah..Kimbilir insanlar neler çekiyordur. Haber alma özgürlüğü yok, dışarıya telefon edemiyorlar, eğiriyi doğruyu ayırdedemiyorlar. Siz dilediğiniz haberi verebiliyorsunuz tabii, haberleşme özgürlüğünüz var, dış dünya ile temas halindesiniz, eğriyi doğruyu ayırdedebiliyorsunuz. Elektrik kesintilerinin, sıkıntıların düşman işi olmadığını da biliyorsunuz. Haberleşme özgürlüğü sayesinde, kesintinin fırtına ve yoğun kar yağışından olduğunu bile biliyorsunuz.

