Ben hiç ,"Hayvanları sevmeyelim, eziyet etmek için elimizden ne gelirse yapalım" diyen birini görmedim, duymadım. Ama
"Hayvanları sevelim ticareti " yapan birkaç kişi gördüm. Ne hikmetse "Hayvanları sevelim işi" ile uğraşanların ortak bazı özellikleri var. Birincisi bu insanlar sempatik değil. İtici ve rahatsız edici tavırları var. İkincisi yine çoğu çocuk sevgisinin ne olduğunu bilmiyor. Üçüncüsü elle tutulur bir işleri yok. Dilim varmıyor ama yine çoğunda uzman müşahedesine muhtaç tavırlar var . Ben "Hayvanları sevelim işi" ile uğraşmadan gerçekten hayvanları seven insanlar da gördüm. Onlar yüzlerce, binlerce, milyonlarca. Hayvanları sevelim işi yapanlar çözüm üretmiyor. Hayali konuşuyor. Kuduzdan ölen çocuklar gündeme
gelince , tercihleri güya köpeklerden yana kullanabiliyorlar. Buldukları çözüm de şu: Belediyeler bütün köpekleri toplasın. Kısırlaştırsın. Aşılasın. İsteyene dağıtsın, isteyen olmazsa beslesin. İnsanımıza yapamadığımız muameleyi hayvanlarımız için bekliyoruz. Maliyetin ne olduğu derdimiz değil. Allah razı olsun bir tek Hıncal Uluç bu işi dert etti ve özetle dedi ki ; "Belediye , İstanbul''da insan başına ayırdığı paranın biraz daha fazlasını köpek başına ayırırsa bu iş olur." ... Bu iş sizin aklınıza yatıyor mu? Aklınıza yatan başka bir yol var mı? Belediyeleri biraz daha baskı altında tutarsak son çare de elden gidecek, sokaklar başıboş ve sahipsiz köpeklerden geçilemez hale gelecek. Aklınızı başınıza toplayın milletin kırk çeşit derdi var.

