Eskiden insanları tasnif etmek kolaydı. Özellikle taşrada "nasıl bir adam" sorusuna cevap aranırken uzun uzadıya anlatmaya ihtiyaç olmazdı. Kısaca: AP''li, Halk Partili, MSP''li, MHP''li vs. denilir, üç aşağı beş yukarı özetlenmiş olurdu. Arada kalanlara da şöyle bir çözüm bulunmuştu: AP''li ama MSP''lilere sıcak.. Yahut MHP''lilere sıcak. Şimdi böyle özet bir tarife imkan yoktur. Öyle konular var ki, İP''lilerle MHP''lileri yan yana getirebiliyor. Bazı konular da eskiden aşırı solcu denilenlerle muhafazakârları aynı sıraya diziyor. Bunun açıklaması, "ee, dünya değişti arkadaş"tan ibaret değil. Bu kaba tasnif devletin de işine gelirdi. Zorlanmadan herkesi yerli yerine kullanabilirdi. Sicil tutma külfeti olmazdı. Zararsız gördükleri büyük yekun tuttuğu için geride kalanlara kafa yormak kolay olurdu. Zaman içinde ekonomik ve teknolojik imkanların artmasıyla köfteleri ikişer ikişer yutanların küçük ayak oyunları işe yaramaz hale geldi. Vatandaş boşluklardan ve fırsatlardan istifade etmenin yollarını buldu. Tasnifler de anlamını yitirdi. Başa dönüp ufak bir açıklama yapacağım: Eskiden hakim ideoloji için AP''liler, CHP''liler zararsız sayılırdı. Her iki grubun da çok az bir kısmı aşırı kategorisine sokulur ve üstü çizilirdi. Şimdi zararsız sayılanların toplu halde bulundukları bir yer yok. Bu da kaba tasnifi anlamsız hale getiriyor. İyiler işaretlenirken kullanılan kriterler de kendi içinde çelişkili.. Eşi kapalı olan dedi mi nüfusun yüzde 60''ı elden gidiyor. Canım kapalı derken sembol olarak kullananlar dedi mi, oran bulanık olmakla beraber bir kısmı o tarafa bir kısmı bu tarafa kalıyor.. Yapılan işin yanlışlığı farkedelince hepimiz kardeşiz gibi apur sapur bir slogan atılıyor. Bizim devletin işi zor abi. Kötülerin niye kötü olduğunu anlatamıyor.
Demirel Demirel büyüğümüz bir iki aydır iki defa medyada yer aldı. Biri Aliyev''in mezarını ziyareti vesilesiyle.. İkincisi Aliyev''i anlatan mektubuyla. Daha önce her vesile ile açıklamalarını gazetelerde okur, tv''lerde seyrederdik. İki aydır konuşmamasının hikmeti ne? İnsan bu kadar önemli olunca konuşmamasında da hikmet aramak zorunda kalıyoruz,. İşler iyiye gittiği için mi konuşmuyor, kötüye gittiği için mi konuşmuyor, herşeyin bir vakti zamanı var diyerek mi konuşmuyor. El atması gereken konular birikti. Bir şeyler söylese de rotamızın ayarlarını gözden geçirsek.

