Dilimize böyle girdi. O ne zamandı bir kanun çıkarıp, herkesi zapt-ı rapt altına almayı planlamıştık. Telekomünikasyon Kurumu''na vazife vermiştik. Kurum gerekli hazırlıklarını yaptıktan sonra kayıtlı olmayan telefon abonelerine tek tek mesaj çekecekti.
Mesajı alan aboneler de mesajda yönlendirilen yere gidip hem küçük bir ücret ödeyecekti hem de telefonunu kayıt altına aldıracaktı. O tarihten itibaren de bir daha zinhar kaçak telefon kullanımına izin verilmeyecekti. GSM şebekeleri kaydı olmayan telefonları görüşmeye kapatacaktı. Peki sonra ne oldu? Kurum, altyapı çalışmalarını tamamlayamadığı için bu çalışma ileriki bir tarihe ertelendi. İleriki tarihte ne yapılacak da bu işin içinden çıkılacak? 30 milyondan fazla, rivayet demek sakıncalı olmaz, bir rivayete göre 36 milyon cep telefonu var. Kurum, ilk çalışmasında 36 milyon telefonu üç kategoriye ayırmış. Beyaz liste, gri liste, kara liste. Gri liste ne demek? Bizim kullandığımız tabirle, kaçak mı meşru mu olduğu belli olmayan demek.. Peki bunu 18 milyona eziyet etmeden, herkesi sıraya dizip kapı önlerinde günlerce perişan etmeden anlamanın bir yolu var mı?
Yok. Biz hangi telefona kaçak diyoruz? Vatandaşın dışardan gelirken yanında getirdiği telefonu da kaçak sayıyoruz, bavulla taşınıp içerde satılanları da, çalıntıları da. Bavulla taşınanların durumu biraz daha farklı. Mevzuatın meşru saydığı cihazın kimlik bilgisi (IMEI) binlerce telefona kopyalanarak satılıyor. Aynı kimlik numarasını taşıyan bin tane telefon varsa, meşru olanı nasıl ayırdedeceksiniz? Bu işten biraz anlayanlar, merkezden, aboneleri rahatsız etmeden binin içindeki biri bulmanın zor olduğunu söylüyor. Yani 18 milyonu kapılara yığmadan zor.. Yine "kaçak" kategorisine sokulabilecek 18 milyon telefondan sadece 600 bini yurt dışından nihai tüketici tarafından alınmış. Efendim onlar da fatura ibraz edip telefonlarını kayda aldıracaklarmış. AB''den birileri, "hayırdır, kolay gelsin" derse dışarda kabul edilebilir bir gerekçeniz var mı? Hem biz bütün bunları niye yapıyoruz? Görünürde iki şey için..Vergi kaybını önlemek.. Çalıntı telefon sayısını azaltmak.. Biri çıkıp demez mi, "kaçak telefon girişini azaltmak için gümrük kapılarınıza sahip çıkın, bize niye eziyet ediyorsunuz?" .. ..... Birkaç defa daha ertelenecek bir uygulama gibi görünüyor. 18 milyon telefonu ilkel usullerle ayıklamak, kayda almak, milyonlarca telefonun günlerce servislerde bekletilmesi..Abonenin de, GSM şebekelerinin de razı olabileceği bir iş değil. Yanlış yapmak çok ayıp da değil..Yanlış yaptık, demek ağırımıza gidiyorsa..Erteleyerek birkaç sene geçirir, sonra da unuturuz gideriz.
> Teamül Diğer kamu kurumlarına tayinlerde niye teamüller önemli olmuyor. Yahut tayinin, naklin, görevden almanın teamülü olmuyor. Mesela siz, teamüllere göre, bir sonraki Emniyet Genel Müdürü''nün kim olacağını biliyor musunuz? Bilemezsiniz. Çünkü teamülü yok. Orası boşaldığında, o günün şartlarında, uygun görülen biri getirilir. Bazen boşalması da beklenmez, "gerekli görüldüğü için" denilir, yeni bir isim tayin edilir. Teamülleri dert ettiğimizden değil, bazılarımız teamülü anayasa maddesi filan zannettiği için faydası olmasa da hatırlatayım, dedim.

