Kaydet
a- | +A

Parlamentodan söz açılınca hep "Yüce

milletin temsilcileri" lafı edilir. Sonra da sorulur?

-Öyle değil mi?

- Bu insanları millet seçmedi mi?

Hayır seçmedi deseniz sizi un ufak ederler.

Dengesiz, tutarsız, ne idiğü, ne dediği belli olmayan

serseri ilan ederler.

Bizdeki gibi bir siyasi partiler kanunu başka hangi ülkede var? Benzeri ülkeleri saysam yine yanlış anlaşılırım. Çünkü içlerinde gelişmiş, demokrasiye erişmiş bir tek ülke yok.

Bizim siyasi partiler kanunu bütün partileri aynı koridorda yürümeye zorluyor.

Farklılığa izin vermiyor.

Neyi savunacağını, neyi konuşacağını, ne diyebileceğini, ne diyemeyeceğini önceden tespit ediyor.

Sonuçta isimleri ve başkanları farklı, birbirinin aynı bir dizi parti çıkıyor ortaya.

Bunun adı, birlik ve bütünlüğü muhafaza oluyor.

Zaman zaman diyorlar ki, yahu bırakın insanlar dilediği partiyi kursun, dilediği görüşü savunsun, gücü oranında da parlamentoda temsil edilsin.

Bunu söylemek bile vatana ihanet sayılıyor.

Mazallah, vatan bölünürse

ne olurmuş halimiz.

Eğer bu ülkede vatanı bölecek bu kadar hain varsa, kendileri bölemiyorsa temsilcileri nasıl bölecek.

....

Yabancı uzmanlar bu halimizi çok zarif ifade ediyor:

Türkiye korkularının esiri durumunda, diyorlar.

Korkan Türkiye değil.. Sırtımızdan geçinenlerin, saltanatının elden gitme korkusu.

ÖNE ÇIKANLAR