Eğer maaşı aynı ise, SSK''ya; Bekar olan da, 5 çocuğu olan da, beş çocuğuna ilaveten anne ve babasına bakmakla mükellef olan da aynı sağlık primini yatırıyor. Aynı parayı yatırıyor ama biri 9 kişilik hizmet talep ediyor öbürü tek kişilik. Sonuçta SSK hastaneleri ne dokuz kişinin yarasına merhem olabiliyor ne de tek kişinin. Veya ikisi de dört kişilik bir aile.. Biri pirimi tavandan ödüyor (180) milyon öbürü tabandan ödüyor (36 milyon) kapıya dayandıkları zaman ikisi de aynı hizmeti talep ediyor. Ve bu durum hizmet almak isteyene de, vermek isteyene de, bu ülke için çırpınan çok büyüklere de garip gelmiyor. -Garip olan neresi, diyen çok adam gördüm. Garip olan şu: Çok büyük bir giyim mağazası var, işleteni de devlet. Kural şöyle: Mağazaya gelip dayanan ailelere deniyor ki girişte 50 milyon yatıracaksınız ve içerde ailenizin bütün fertlerini tepeden tırnağa giydireceksiniz. 5 çocuğu ve bakmakla mükellef olduğu anne babasıyla birlikte 9 kişi geliyor, kasaya 50 milyon yatırıyor, içerden dokuz kişilik alış veriş yapıp çıkıyor. Bekar bir adam geliyor, o da 50 milyon yatırıyor tek kişi giyinip çıkıyor. Bu ne kadar normal ise SSK''nın sağlık hizmeti vermek için kurduğu düzen de o kadar normal. 50 milyonla 9 kişi tepeden tırnağa hangi kalitede giydirilebilirse SSK''dan da o kalitede sağlık hizmeti alınabilir. Sovyet Rusya bile bu kadarını becerememişti.
DÜZELTME HAKKI Her dört yılda bir seçim yapıyoruz ya..(daha hiç beş olmadı), seçimden hemen sonra seçmenler olarak pişman oluyoruz. Bu pişmanlığı ortadan kaldırmak için birinci yılın sonunda düzeltme hakkı verilse.. nasıl bir tablo ortaya çıkar. Misal: Biz son genel seçimi 99''un nisan''ında yaptık. Kimimiz A partisine oy verdik, kimimiz B, kimimiz C vs. 2000''in nisanında, "tercihinden pişman olan varsa, düzeltsin ona göre milletvekillerini yeniden dağıtacağız" deselerdi, tablo ne kadar değişirdi. Değişince ne değişirdi? Yani: A''ya oy verip pişman olan C''ye geçse ne oluuuur, D''ye geçse ne? Kırk katır mı, kırk satır mı misali. Uyanık emlakçılar arazi alırken Ankara''nın o bölge hakkındaki orta ve uzun vadeli planlarını öğrenmeye çalışırlar.. Oradan geçecek olan yol var mı, o bölgeye bir yatırım düşünülüyor mu vs. Plânlar sadece yol ve yatırımdan ibaret değil.. O bölgeye baraj da yapılabilir, istimlak da düşünülebilir, sanayi bölgesi de ilan edilebilir..
Ben en geç 1.5 sene sonra bir seçim daha yapacağımıza "kırk katır mı, kırk satır mı"nın dışında farklı alternatiflerin o zaman önümüze konulacağına inanıyorum.

