Kaydet
a- | +A

Ekran ağzı vardır.

Söze hukuka saygılı olalımla söze başlarlar. Fertle devletin arasında bir ihtilaf vardır, hukuk karara bağlar. Fertle ferdin arasında bir ihtilaf vardır, hukuk karara bağlar. Biz de oturur adalet tecelli etti, deriz.. İçimizden etmedi deriz. Aslında etse de etmese de yapabileceğimiz fazla birşey yoktur. .. Bir de hukuk başlığı altında sıralansa da hukukla akla gelen anlamıyla ilgisi olmayan yüksek mahkeme kararları var. Mesela Anayasa Mahkemesi iktidar partisinin kapatılması davasını görüşüyor.. Ülke hop oturup hop kalkıyor. Herkesin kafası karışıyor. Sanki büyük bir memleketin geleceği 7 kişinin kaldıracağı ele bağlanıyor. Bunun adı da anayasaya bağlılık oluyor. Bu ne getirir ne götürür, nereye götürür, kimsenin umurunda değil. Anayasaya bağlanalım, yeter gibi bir sonuç çıkıyor. Ama biz anayasaya 367 şarttır kararı ile de bağlanmış oluyoruz. Şart değildir kararıyla da. Danıştay bir karar alıyor. YÖK''ün katsayı eşitleme teşebbüsü durdurulsun. Bunun adı da hukuki denetim oluyor. Şunu söylemek istiyorum. Anayasa mahkemesi bugün yarın yine önemli bir konuda karar verecek. Bu sadece DTP''yi ilgilendiren bir karar değil. Memlekette herkesi kenarından köşesinden ilgilendiriyor. Ama hiç kimse bu hayati karara müdahil olamıyor. Herkes boynunu bükmüş bekliyor. Öyle bir ortamda bekliyor ki, bir tarafta 7 şehid vermişiz.. Elimiz kolumuz bağlanmış. Öbür tarafta açılım, diyerek bir yola çıkmışız.. Sanki siz misiniz kendi başınıza yola çıkan der gibiler. Yara sıcakken akıl da yürütülmüyor. Şehit haberlerinden sonra gözler gayri ihtiyari aynı noktaya dikiliyor, aynı hedefe öfke duyuluyor. Bunu kim yapmış olabilir, neden yapmış olabilir, her zamankinden farklı nasıl bir tepki göstermek lazım sorusunu bile kendimize soramıyoruz. Böyle durumlarda bu ağır yükü sadece mahkeme heyetine bırakmadan devlet ileri gelenlerinin de müdahil olabileceği, akıl yürütüp tavsiyede bulunabilecği, yol gösterebileceği bir ortam nasıl oluşturulur, onu soruyorum. Katsayı gelişmeleri takip edilmelidir, raporu yazan kurmayların aklıyla olacak iş değil bunlar.

ÖNE ÇIKANLAR