Bir zamanlar birileri, "Türkiye bir mozaiktir" deme gafletinde bulunmuştu... Türkeş de cevap vermişti: "Ne mozaiği ulan!" İleri görüşlü insanların gözünden hiçbirşey kaçmıyor. Bakınız efendim mozaikler ne kadar sıkıntı çekiyor. Yamalı bohça gibi.. Bugün mozaik ayaklarıyla sinsice yaklaşacaklar, yarın azınlık diyecekler, öbürgün bölecekler.. Bugünleri taaa o günden görenler varmış demek ki. Onun için sağlam durmak lazım. Sözümüz söz: Bu ülkede mozaik yok. Hepimiz Türküz. Şu kadarına izin verebiliriz: Kürt kökenli Türk, Arnavut kökenli Türk, Çerkez kökenli Türk diyebilirsiniz. Ama İngiliz kökenli Türk, Rum kökenli Türk demenize gerek yok.. Çünkü onların bölünme tehlikesi yok. Tabii biz bol keseden böyle bir teklifte bulunuyoruz ama Altemur abimizin ne dediği önemli.. Son sözü her zaman o söyler.. -Oturun oturduğunuz yerde! Derse bize birşey söylemek ve yemek düşmez. .... Eskiden bir kimse, "Ben şu kökendenim" dediği zaman soyunu, sopunu, kökünü ispat etmesi lazımdı. Şimdi böyle bir külfet yok. Kim kendisini hangi kökenden hissediyorsa öyle kabul etmek zorundayız. "Secereni getir hemşehrim!" diyemiyoruz. Hatırlarsınız bu belgeye biz de imza attık.
ROMAN KAHRAMANI "...Bir cemiyetin dinini kaybetmesi, bir kulun imanını kaybetmesine benzemez.
Hele ki dine düşman bir ordu kurarsanız, bu cemiyetin istikbalini karartırsınız. Halkın dinine, imanına, hocasına dokunmayın... Benim inancım odur ki hürmet eden hürmet görür... Sahte sofuyla din ehlini zinhar birbirine karıştırmayın, günahsıza eza ederseniz, bu halk adaletinizden şüphe duyar; dine düşman olursanız bu halk size düşman olur... Orduyu halkından, halkı dininden ayırmayın. Savaşmak kolaydır lakin barışmak zordur Ragıp Bey... Her kanlı zalim savaş çıkartabilir ama barış için gönlü yüce biri lazım gelir." (Ahmet Altan''ın İsyan Günlerinde Aşk romanının kahramanlarından Şeyh Efendi''nin İttihatçı Ragıp Bey''e tavsiyesi)

