Kaydet
a- | +A

Türkiye''nin

korkuları kronik hale geldi. Konuşarak, telkinle, ikna metoduyla,

bu korkuyu aşma imkanı yoktur.

Yükseklik korkusu olanı ikna ederek

çatıya çıkaramazsınız.

Bayıltıp çıkarsanız ayılınca şoka girer.

Bayıltıp uçağa bindirseniz ayılınca ne yapabileceğini işin uzmanlarına sormak lazım.

Biz bölünmekten korkuyoruz.

Sağcılardan korkuyoruz.

Solculardan korkuyoruz.

İrticadan korkuyoruz.

Etnik dillerin serbest bırakılmasından korkuyoruz.

Düşüncelerin açıklanmasını serbest bırakmaktan korkuyoruz.

Korktukça büzülüyoruz, büzüldükçe sıkıntıya giriyoruz.

Başkalarının denemeleri bizi rahatlatmıyor, "Biz farklıyız ve farklı yerdeyiz" diyoruz.

Partileri serbest bırakmaktan korkuyoruz.

İstiyoruz ki hepsi bizim istediğimiz gibi düşünsün, inansın, konuşsun.

Hepsi aynı hizada aynı yolda olsun.

Anayasa yaparken korkuyoruz.. Korkuyla o kadar detaya iniyoruz ki, açık kapı bırakmayalım, "Bunların ne halt yapacağı belli olmaz" diyerek

verdiğimiz her haktan ve serbestlikten sonra

alt alta ama fakat, ancakla başlayan ek maddelerle

hakları kayıt ve şart altına alıyoruz.

Eğitimi serbest bırakmaktan korkuyoruz.

Devlet ve SSK hastanelerini kapatmaktan korkuyoruz.

Zannediyoruz ki, buralar kapanırsa herkes aç biilaç yollarda kalacak.

Özel sektör herkesi tavuk gibi yolacak.

Biz isteyen istediği üniversiteyi açar, istediği eğitimi yapar demekten korkuyoruz.

Telekomu satmaktan korkuyoruz.

Mazallah düşmanlar haberleşme sistemimizi ele geçirirse ne olur bu memleketin hali

korkusunu yaşıyoruz.

....

Ama atalarımız, "Korkunun ecele faydası yok" demişler.

ÖNE ÇIKANLAR