Kaydet
a- | +A

Bir sitede yayınlanmış.. Sahibi belli değil.. Türkiye Avrupa Birliği''ne girerse, Türk insanı nasıl davranır?

1- Serbest dolaşım çıkar. İyi bir eğitimi ve geçerli bir işi olmayanların hepsi Avrupa''nın dört bir yanına dağılır .

2- Hyde Park''ta Türk usulü piknik yapar. (5 aile, 28 çocuk, kamyon, kebap, rakı, çiğ köfte, pijama, atlet, ip, top, tüp, çaydanlık, buz kabı, karpuz, tavla, okey, haşlanmış yumurta ve patates, pet şişe, naylon poşet, arabesk, gürültü ve kavga)

3- Versailles Sarayının önünde seyyar satıcılık yapar. (Salatalık, lahmacun, simit vs.)

4- Wembley stadyumunun girişinde seyyar köfteci açar. 5- Çocuklar trafik ışıklarında cam siler, mendil satar.

6- Metro istasyonu girişlerinde kokoreç yapıp satar. Sakatat yasağını takmaz. Kolluk kuvvetlerinden koşarak kaçar. Kaçamazsa rüşvet vermeye çalışır.

7- Louvre müzesinde kapkaççılık yapar.

8- Champs-Elysees Bulvarı''nda düğün konvoyu yapar.

9- Çeşitli alanlarda mafyalar oluşturur. Devlet arazilerini Türklere satar.

10- Mafyadan aldığı arazilere gecekondu yapar. Gecekondularda inek, koyun, tavuk ve kaz besler. Kurduğu mahalleyi kurtarılmış bölge ilan eder.

11- Yere tükürür. Kendini uyaran vatandaşı döver. Yakalandığında ise polise sürekli "abi !" diye hitap eder.

12- Galatasaray Avrupa kupalarında başarı elde ettiğinde kutlama konvoyu yapar. Havaya ateş açar. 13- Sanki asırlardır oradaymış da diğerleri yeni gelmiş ve kendisini rahatsız ediyormuş gibi davranır.

14- Evde bulgur pilavıyla beslenmeye çalışır ve bütün imkanlarını bir Mercedes sahibi olmak için seferber eder.

15- Seyyar lahmacun sattığı mahalleye servis yapan pizza dağıtıcısını döver. Olaya polis karışırsa başka bir gün aşiretiyle gelip pizza dükkanını dağıtır.

16- "Yok canım abarttın. Şu anda yurt dışında olanlar bu saydıklarının çoğunu yapmıyorlar ki" diyenler o günler geldiğinde Türkler''in Avrupa''da kanun dinlemeyecek kadar çoğunluk olacağını gözardı ederler.

SADDAM ZULMÜNDEN BETER

İshak Alaton bizdeki bürokratik işlemler için, "Saddam zulmünden beter" benzetmesini yapmış. O kadar da değil diyen çıkmadı. Mehmet Barlas da, "Ankara''daki Baasçılar" diyor. Herkesin kenarında köşesinde dolaştığı, adını bir türlü seslendiremediği şey, bürokrasiden biraz farklı herhalde.. Bu yapıya başka bir isim bulmak lazım ama ne? Öyle bir yapı ki, kördüğüm olan yumağın ucu bir türlü bulunamıyor. Çözmek için uğraşanlar iki düğüm daha atmaktan öte gidemiyor. İyi niyet yetmiyor. Özel sektörün en kıvrak, en basiretli adamı Ankara''ya gidince sanki basireti bağlanıyor.. Düşünme melekesini kaybediyor.

TURİST

GELDİ

Londra''da arkadaşlar Türk mahallesine gitmişler. Oradaki Türklerden bazıları tek kelime İngilizce bilmiyor. Adamlar manavdan alış veriş yapıyor, manav Türk, ev sahipleri Türk, arkadaşları Türk, esnaf Türk filan...

Neyse efendim bunlar giriyorlar bir bakkala, kasadaki elemanla bir hoş sohbet derken içeri bir İngiliz giriyor, kasadaki eleman patronuna bağırıyor:

- İsmail abi bakıvercen mi, turist geldi bi tane.

ÖNE ÇIKANLAR