Bugün emin olduğumuz bir şey var: Bu ülkede canlarının istediği herkesi dinlemiş ve kayıt altına almışlar.
uydurup milyonlarca kişiyi dinlemişler demek de boş. Neden boş? Öyle
bir kılıfa ihtiyaçları yok. Dinlemişler deyince dün o işi yapmışlar ama
şu anda yapamıyorlar anlamı çıkmıyor. Geçen gün yayınlanan bir haber o
işi hâlâ yapabildiklerini gösteriyor. Bir televizyonun, "bende görüntü
var, işinize yarayabilir" diyen vatandaşa, "muhabirimiz sizinle bağlantı
kuracak" demesi dinlemeye takıldığı için muhabir kılığında o vatandaşla
irtibat kurmuşlar.
cevap alıyoruz: Paralelciler. Peki ne yapmamız lazım, bir de
paralelcilere soralım, bakalım onlar ne diyor mu diyeceğiz?
diyorlar. Ama ne kanallarında ne de gazetelerinde bu işi kınadıklarına
dair bir işaret yok. Prensip olarak karşıyız, onun için bültenlerimizde
kayıtlarla ilgili yorumlara yer vermiyoruz, demiyorlar.
ilk başlarda bu işlerin onlara mal edilmesi biraz hoşlarına da gitti.
"Biz o kadar güçlüyüz ki her tarafta elimiz kolumuz kulağımız var"
algısından mutlu oldular. İş sarpa sarınca tekrar STK moduna büründüler.
Sıradan bir akıl bile bu işlerin büyük devletlerin istihbarat
teşkilatlarının yardımı olmadan kotarılamayacağını hesap ediyor ama
bunlar kullanılmış olabileceklerine ihtimal vermiyorlar.
bağlantılı bir otelde, iktidar partisi mensuplarından bazılarının
mahrem görüntülerini kaydetmişler. Üstelik bu görüntüler kamuoyunun
ayıplayacağı, yasak ilişki sayılan görüntüler değil. Bu insanları
aileleriyle kayıt altına almışlar.
alınacağı konusu tartışılırken tereddüt yaşayan mağdurlardan birinin
önüne bu görüntüler konulunca mırın kırını bırakıp safını belli etmiş.
ihtimali zayıf olan görüntüler. Böyle bir şey yapmaya yeltenseler,
millet hepsini tükürükle boğar. Sızdırılma ihtimali yok ama ikili
ilişkilerde ima edilmiş, şantaj malzemesi olarak kullanılmış.
rekabetin, ihanetin bile raconu var. Paralelcilere maledilen işler
hiçbir kalıba oturmuyor. İğrenç kelimesi bile aciz kalıyor.
kamu görevlisinin alnında "paralelci" yazmıyor. Eylem ve icraatlarına
bakarak muhakeme yoluyla bile bu sonucu çıkarabiliyoruz. Kriptolu
telefonların yazılımlarını kim yapmış? TÜBİTAK.. Kriptolu telefonlar
dahi dinlenmişse ne anlama geliyor? O kurumdaki ilgili birimden yardım
alındığı anlamına geliyor.
tevil mümkün, TIR durdurmanın tevili mümkün değil. Daha hâlâ bu işi
yapan insanların kimler olduğunu, nasıl bir gerekçeyle bu işi
yaptıklarını kamuoyu öğrenemedi.
zorlanacağınız bir şey daha söylemek istiyorum. Ben bu yapının İsrail'le
bağlantılı olduğunu düşünmüyorum. İsrail'in H. Fidan'a husumet duyduğu
üfürüklerinin onu iç kamuoyuna sevdirme sahiplenilme faaliyeti olması
ihtimal dahilinde, sakıncası da yoktur.)
akıbeti seçim sonucuna bağlı değil. İmaj yerle bir oldu. Artık bu isim
ve isimle bağlantılı teşekküller insanlara rezili, suistimali, şantajı,
tehdidi ve korkuyu hatırlatıyor.

