Okul işi geç oldu ama anlatayım, gelen öğrencinin ifadesine göre sınıfa alıyorlar. Sorgu, sual belge melge yok. Adres söylemen yeterli. ¥ Okul, servis, kitap, defter, bedava. Önlüktü, formaydı, andımızdı gibi teferruatlar yok. ¥ Öğrenci otobüsleri sarı ve yolların kralı. Otobüs durunca her iki yönde trafik otomatik olarak duruyor. ¥ Okul veli ilişkileri çok sıcak devamlı arıyorlar. Bağış falan gibi şeyler yok, dersler biraz hafif gibi ama sürekli proje istiyorlar ¥ Burada önem sırasıyla önce çocuklar, kadınlar, kedi, köpek ve sonra erkekler geliyor. ¥ Çocuklar okulda çok serbestler. ¥ Kötü alışkanlıklar fazlasıyle var. Aile hemen hemen yok gibi. ¥ 15 kişilik bir küçük sosyal grup isterlerse kendi okullarını kurup istedikleri dil, kültür ve dinde eğitim verebiliyorlar. ¥ Devlet yardım ediyor. ¥ Devletin her biriminde kendi kültürünün gerektirdiği kıyafet veya işareti, her neyse kulanabiliyorsun. ¥ Federal devletin başkanı Fransız menşeli. ¥ Devlet zengin. Geçen seneki bütçefazlası 143 milyar dolarmış. ¥ Bizim çalıştığımız firmanın yıllık cirosu 105 milyar dolar.
Millî şeker Şekerin tonunu 600 dolara maledip 200 dolara ihraç edebiliyormuşuz. Aradaki farkı geçen seneye kadar hazine kapatıyormuş, Hazine sübvansiyonu kesince, ihracat düşmüş.. Düşünce stok maliyeti derdi çıkmış. Artan stok maliyeti hazinenin desteğinden daha fazlaymış. Çare tükenmez, bizimkiler de çözümü ihraç fiyatından şeker gofret fabrikalarına satmakta bulmuşlar. Büyüksün Türkiyem!
Açıklama
Bölünmez bütünlük üniversitenin işi mi, diye sormuştum.. İşiymiş. İst. Ünv. Öğretim Üyeleri Derneği Yönetim Kurulu Adına Prof. Dr. Hakan Berkkan bir açıklama göndermiş.
Özetle; "Ulusumuzun geleceğini ilgilendiren böylesine önemli konularda toplumsal uyarı görevini yapmayı kararlılıkla sürdüren bir bilim kurumu olan İst. Üniversitesinin ülkemizin bölünmesi tehdidine duyarsız kalmasını beklemek üniversite kavramına yabancılaşmanın ve bilgisizliğin sonucudur. Türk üniversitelerinin bu konudaki kutsal görevlerini aynı kararlılıkla sürdüreceklerini hatırlatmayı görev biliriz." Prof. Dr. Hasan Erman ( İ. Ü. Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı) ise, "Senato, muhtemel tehlikeleri belirterek uyarı görevini yerine getirmiştir. (...) Öğretim üyelerinin meclisteki çoğu milletvekilinin dahi haberdar olmadığı böyle bir konuda bir gazeteciden daha az bilgili ve duyarlı olduklarını söylemek herhalde mümkün değildir" diyor. Derdimi anlatamamışım. Avrupa''daki, Amerika''daki, Hindistan''daki üniversiteler niye bu işlere bakmıyor?

