TRT, hükümetten acil yardım gelmezse kasım ayı maaşlarını, ekim ikramiyesini ödeyemeyecek durumdaymış. Sevindim desem ayıp olur.. Üzüldüm desem yalan olur. ..... Geçen seneye kadar elektrik faturalarından TRT''ye yüzde 3.5 pay aktarılıyormuş..Bu pay yüzde 2''ye düşürülünce aktarılan para da 320 trilyondan 227 trilyona düşmüş.
Zaten hükümetten talep ettikleri de -şimdilik- 100 trilyon. Yönetim olarak bir de teklifleri varmış: Yüzde 2''lik kesinti yerine her elektrik veya telefon faturasından 2 euro gibi maktu bir pay istiyorlarmış. Kimi Avrupa ülkelerinde kamu yayın kuruluşlarına telefon veya elektrik aboneleri üzerinden belli bir para aktarılıyormuş.
Peki kimi Avrupa ülkelerinin kamuya ait televizyonlarında kaç kişi çalışıyormuş? Pay talep ederken.. güzel örnek sayılan yerler personel sayısı konusunda niye örnek olmuyor? Hem her işimizi, kimi Avrupa ülkelerine benzettik de kala kala televizyonumuzun alacağı pay mı kaldı? 8500 kişi çalıştıran kanal var mı oralarda. Sizden öncekilere söyledim..Size de söylüyorum: Elin oğlu 150 kişiyle kanal işletiyor. Siz alın üç katını, azsa beş katını, kamudur biraz fazla olması normaldir diyorsanız on katını alın..Ama personel sayınız olması gerekenin 70-80 katı olursa bu işin adı değişir..Kamu yayıncılığı olmaz. ..... Personel bu kadar çok olunca sayı da rivayetle bulunuyor..Bir rivayete göre 11500, öbür rivayete göre 8500.. Türk usulü pazarlık edelim diyorsanız..olan olmuş. Hiç olmazsa bundan sonra bu işi 500-600 kişiyle yürütecek bir düzen kurun...Zor, diyorsanız dükkanı kapatarak bize bir iyilik edin..Biz de bu iyiliğinize karşılık sizi emekli oluncaya kadar maaşa bağlayalım..Elektrik faturalarından hak ettiğiniz payı evinize ya da bankanıza gönderelim...
İntikal "Efendim konu yargıya intikal ettiği için..." Özel kanalların yeni yeni ortaya çıktığı yıllarda, ekrandaki tartışmaların en sevdiğim cümlesi buydu. Biri birşey söylerdi, öbürü tam cevap vereceği sırada..Yönetici, "Efendim konu yargıya intikal ettiği için.." der keserdi. Ben o zamanlar, "akan suları durdurun" gibi anlardım bunu. İntikalden sonra ne gelir ne giderini hem anlamazdık hem de dert etmezdik. Şimdi eskisi kadar kullanılmıyor bu konu..Kullanılsa da eskisi kadar ürpertici bir ikaz olarak algılanmıyor. Biz mi kanıksadık, intikaller mi çoğaldı.. Arkası kiraz bahçesi gibi birşey mi oldu..Ne olduysa oldu: "İntikal ettiği için" geçim kapısı olmaktan çıktı.

