Kaydet
a- | +A

Başbuğ Türkeş, 90''lı yılların ortasında, "Türkiye mozayiği" deme gafletinde bulunan bir işadamına, "Ne mozayiği ulan!" demişti. Şimdi böyle dirayetli adamlar yok.

Eğer olsaydı; - Ne seçimi ulan! - Ne meşruiyeti ulan! Diyerek, tartışmaları bitirirdi. İşi gücü olmayan adamlar hükümetin meşruiyetini kaybettiğini söylüyor. Meşruiyet ne? Seçim ne? Seçmek ne? Milletvekili olabilmek için ÖYS sonucunu bekleyen heyecanlı öğrenciler gibi genel başkanların listeleri açıklamasını bekleyen seçilmiş mi oluyor? Veya bir hükümet, mecliste yarıdan bir fazlasının desteğini kaybedince ne değişiyor da meşruiyetini yitirmiş oluyor. ..... Hani adamın biri camiye girmiş, ihtiyaç gideriyormuş. Onu gören de söylenmiş: - Hem ayakta hem de kıbleye karşı, bu ne utanmazlık. Yahu adam camide o işi yapmakla her şeyi baştan batırıyor... Otursa neee, başka tarafa dönse ne? ..... Meclis iradesi denilen şeyin tek parti iktidarlarında genel başkanın, koalisyonlarda birkaç genel başkanın iradesi olduğunu kabul ediyoruz da seslendirmek niye ayıp oluyor. Seçilebilecek bir sıraya yazılmak için genel merkezlerde dört dönmek demokratik oluyor da lider iradesine boyun eğmek niye olmasın. Sizi kim seçiyorsa onun iradesine teslim olacaksınız. Aksine parti başkanlarınızın bir dediğini iki etmeniz ayıptır.

ADRİYATİK''TEN ÇİN SEDDİ''NE Amerikalı Türkler''in çıkardığı Turk of Amerika dergisi Amerikalılar arasında anket yapmış.

Türkiye''nin yönetim şekli hangisidir? ¥ Sosyalist bir devlet: % 20 ¥ Monarşi: % 25 ¥ Cumhuriyet: % 49 ¥ Diktatörlük: % 26 Türkiye''nin başkenti neresidir? ¥ Ankara: % 27 ¥ İstanbul: % 37 ¥ Antalya: % 6

¥ Bilmiyorum: % 30

ÖNE ÇIKANLAR