Ayıklama usulü biraz acımasız, maliyet yüksek ama ben sistemi beğendim. Üniversite yerleştirme usulünden sözediyorum. Yuvarlak hesap 1.7 milyon kişi giriyor imtihana. Bunlardan 300-400 bininin bir yerlere yerleştirilmesi çok önemli değil. Önemli olan öyle ya da böyle 5000 kişinin seçilip alınması. İlk 5000''e herkes talip. Özel üniversiteler de devlet üniversiteleri de. 5000''e giren öğrenci devlet üniversitesini tercih ederse, burs vermek için, ihtiyaçlarını karşılamak için sırada bekleyenler var. Özel üniversiteyi tercih ederse, ücretsiz okuyabiliyor. Okul ücreti kadar harçlığı 12 ay boyunca alabiliyor, ücretsiz, orta halli bir otel standardında kalacak yer temin ediliyor. Geride kalan 1.695.000 kişi pek hesaba katılmıyor deyince yanlış anlaşılır, hesaplar onlar üzerine kurulmuyor demek daha makul olur. Neresini beğendiğime gelince zaten hemen her bu tip hesaplar bu yaştakilerin yüzde 2,5''ine göre yapılır. Biz yakın zamana kadar ilk 5000''e diğerlerinden farklı muamele yapamıyorduk. Şimdi örtülü bir şekilde yaptığımız anlaşılıyor. Bunların ne kadarı bize kalıyor, ne kadarı bu emeklerin karşlığını ödüyor, o da farklı bir hesap..Sağlıklı istatistiklere ihtiyaç var. ... Üniversite olabilmek için lazım olan şartlar 1,2,3,4,5 diye sıralansa ben ilkine "mazi" derim. Yani, en az 100 yıllık, 50 yıllık geçmişinin olması lazım derim. Sonra diğer şartları hatırlarım. Çok genel bakınca bizimkiler akademi, yüksek okul, dershane hükmünde olsa da ilk 5000 kişiyi iyi yetiştiren yerler var. Özel üniversitelerden burslu kontenjanları kaldırılsa, hem seviye bir anda düşer hem de cazibesi kalmaz. Parası olan her halükarda okur kısmı bu sebeple çok aklıma yatmıyor. Okur demek yerine bir diploma sahibi olur demek daha doğrudur ama aynı kapıya çıkmaz. .... Maliyetin yüksekliğine gelince, sebep şu: 5000 kişiyi seçerek almak ve özel olarak yetiştirmek için geride kalan 300-400 bin kişiyi de usulen okutmak, usulen diploma vermek, usulen o çemberin içinde dolaştırmaktan kaynaklanıyor. Binlerce insana ziraat mühendisliği eğitimi veriliyor, ama yüzde 5''inden bile o sahada istifade edilemiyor. İnşaatı aynı, tekstili aynı, işletmesi, iktisadı, muhasebesi, arkeolojisi, edebiyatı, tarihi, jeolojisi hepsi aynı..İstifade edebilme oranı itibariyle aynı.
Ama bu kadar insana doğruyu anlatmak kolay değil. Sayı, ana babalarıyla, yakınlarıyla, on milyonu buluyor. Karar vericiler 10 milyonu mutsuz edecek, bir karar alamıyorlar. Belki üç sene beş sene sonra, buralara devam edip mezun olmanın anlamsızlığı iyice pekiştikten sonra..askerlik avantajı ortadan kalktıktan sonra, talep azalırsa kendiliğinden rayına girer, sıra kaliteye ve gerçekten ihtiyaç duyulan sahalarda eğitime gelir.

