Artık işadamlarımız anayasanın değişmez maddelerini konuşuyor. Değişmez madde mi olurmuş, demeye getiriyorlar.
İşler buraya kadar geldi.
Bu yol, ülkeyi bombalayarak dönüştürmekten daha tesirli bir yol. Törpüleyerek, zımparalayarak, gıdım gıdım eritmek..
Sanki şartlar bizi buraya getirmiş gibi oluyor.
Bundan on değil beş sene önce anayasanın değişmez maddesi mi olurmuş diyen biri çıksaydı kızdığı adama haber gönderip makatına süngü takarım diyenler TÜSİAD'a da haber gönderirdi.
Anayasa Mahkemesi Başkanı bir konuşmasında, böyle maddeler sadece otoriter rejimlerde olur, demişti.
Saddam'la Mısır'ın Hüsnü abisi anayasalarına değişmez maddeler koysaydı bir çelişki olmazdı.
Ama ben seçim yapıyorum, yüce parlamentom var, bağımsız yargım var diyen bir ülkede böyle maddeler varsa şu var bu var kısmı yalan olur zaten yalandı.
Anayasa karşılıklı bir akittir.
Sıkıyönetim bildirisi gibi tek taraflı, tamim değildir.
TÜSİAD yeni bir anayasa taslağı hazırladı.
Dün kamuoyu ile ana hatlarını paylaştılar.
Benzeri bir çalışmayı 4-5 sene önce de yapmışlardı.
Soru cevap faslında üyelerden Cem Boyner dedi ki;
"İnsanlarımızın özgürlüğü, onuru, hakları ülkenin bölünmesinden daha önemlidir, devletin kendisinden daha önemlidir. Devlet insanları mutlu etmek için vardır. Anayasa da aramızdaki bir sözleşmedir. Beğendiğin ülkenin sözleşmesine girersin, beğenmediğine gitmezsin, böyle bir hakkın var. Bunun için yapıyorsun bu sözleşmeyi, devlet devam etsin diye yapmazsın. Devlet beni korusun, beni eğitsin, düşmanlarıma karşı korusun, geleceğimi garanti altına alsın diye yaşarsın bu ülkede...
Tekrar ediyorum: 'Türkiye'nin insanlarının mutluluğu, onuru, haysiyeti -bir kısmının değil tümünün birer birer- bu ülkenin bölünmesinden daha önemlidir' diyebiliyorsanız, doğru yoldayız, bu işin sonunda güzel bir şey çıkar. Eğer, 'yok hayır bu bize fazla gelir diyorsanız' Sayın Başkan tavsiyem, bu işi kısa yoldan kesin altından kalkamazsınız."
Kilise korosunda ilahi söyler gibi her paragrafın, konunun, açılış-kapanış konuşmasının, madalya tören konuşmasının bir yerine bölünmez bütünlük satırını sokanlar bunu yanlış anlayabilir.
Bölünelim, diyen yok.
Sizin bölücü dediklerinizin bile böyle bir talebi yok.
Artık sahtekarlıktan, iki yüzlülükten vazgeçelim talebi var.
İyi olur ama, aslında doğru ama, geçmeliyiz ama, serbest ama, herkes hür ama, din özgürlüğü var ama, konut dokunulmazlığı var ama, herkes kanun önünde eşittir ama demeyelim.
"ama"lı maddeniz olmasın.
Değişmez, değiştirilemez maddeniz olmasın.
İnsanlar isterse, mutabık kalırsa değiştirsin.
Bu da zaten olacak.
Birilerinin onayına ihtiyaç yok.
Kendini onay makamında zannedenlerden beklenen gidişatı öngörüp ona göre pozisyon almaları.

