Çooook eskiden.. (Kimsenin başı ağrımasın diye ''o''ları çoğaltarak geriye doğru gidiyorum.) Araçlara fenni muayene yaptırmak kolaydı. Ruhsatla birlikte bir miktar para gönderince görevliler yardımcı oluyordu. TRT''den başka televizyonun olmadığı o yıllarda, ben işimi harçlık vererek hallettim.. Birkaç gün sonra bir başkası için aynı adamı aradığımda şöyle dedi: "Abi, TRT''den bir televizyoncu geldi, fenni muayene istasyonu ile ilgili bir haber yaptı, bugünlerde istasyonda işler sıkı.. müfettişler.. vali yardımcısı.. gelen giden.." -Yani? -Yani eskisi gibi bu iş bir milyona yapılamıyor. Üç milyon vereceksiniz. Eskiden çocuklara bir metin okutulduğu zaman, "Bu metnin ana fikri ne?" diye sorarlardı. Ana fikir şu: Bir kamu kurumunda ufak çaplı harçlık, bahşiş, bağış kabilinden yardımlarla işler dönüyorsa orada takibat yapmak, işi sıkı tutmak, rüşvet soruşturması açmak, gereği neyse yaparız demek, usulen bir garibanın kolundan tutup götürmek -her zaman- vatandaşın aleyhinedir. Eskiden on liraya yaptırabileceği işi otuz liraya yaptırmak zorunda kalır. Akıllı bir adam fenni muayene istasyonunu denetlemekle uğraşmaz, uygulamayı kökünden kaldırır. SSK hastanesini denetlemekle uğraşmaz, kapatır. Kapatılamayacak, kaldırılamayacak yerlerde de doğal kontrol mekanizmaları kurar. Bu şu demektir: Öyle bir düzen kuracaksınız ki, birisi kendi lehine bir iş yapmaya kalkıştığı zaman hemen yanındakinin -veya karşısındakinin- aleyhine olacak. Menfaat birliği sağlanamayacak. Mevzuat çok sade olacak. Ne alırsan al, ne satarsan sat, kazandığının yüzde onunu getir gibi. Peki böyle bir düzene oturup karar vermekle geçilebilir mi? Geçilemez.
Önce fert başına milli gelir 5 bin doları aşacak ondan sonra bu işlere kafa yorabilecek hale geleceğiz.
SADDAM REFERANDUMU Irak''ta referandum var. Irak halkına soracaklar: " Devlet Başkanımız yedi yıl daha görevde kalsın mı?"
Sonucu hepimiz biliyoruz. Muhtemeldir ki, bir önceki oylamada olduğu gibi halkın yüzde 99.9''u , "Evet kalsın" diyecek. Siz de burun kıvıracaksınız.
"Başka adaylar çıksa böyle mi olur?" diyeceksiniz. Seçime 32 aday katılsa yine oyların 99''unu Saddam alır. Ona da korku diyeceksiniz? Sizi nasıl ikna edeceğiz? Orası sıradan bir Ortadoğu ülkesi.. Bizdeki gibi hukukun üstünlüğü, insan haklarına saygı, halkın iradesini esas alan demokratik bir yapı yok. Oysa biz öyle miyiz? Şurada kaç gün kaldı, eğer bir aksilik çıkmazsa sandığa gideceğiz.. Güzel güzel oylarımızı atacağız.. Onları açıp tasnif edecekler.. en çok oy verdiğimiz işleri ele alacak. Nankörlük etmeyin.

